Sohbete Bağlan

Chat Odalarına Bağlanmak için Aşağıdaki Yaş Gruplarından birini seçiniz ve sadece kendi yaş grubunuz ile sohbet ediniz.. Chatyap.Com Hoş Sohbetler Diler..

15+ Sohbet 15 yaş ve ustu için sohbet odası

18+ Sohbet

18 yaş ve ustu için sohbet odası .

25+ Sohbet 25 yaş ve ustu için sohbet odası 35+ Sohbet 35 yaş ve ustu için sohbet odası
Genç Sohbet Kendiniz gibi Genç Arkaşlarla tanısın. Olgun Sohbet Kendiniz gibi Olgun Arkaşlarla tanısın .

“Tek başına FATİH Projesi yeter”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım: Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini belirterek, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir” dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Fransız Senatosunun kararına değinerek, ”Fransa’nın akla ziyan, böyle bir kararı almış olması, bizi bağlamaz. Biz bu karara karşı bundan böyle Fransız kalmaya devam edeceğiz. Bu bir soykırım yasası değil, bu bir soyukırık anlayışın ortaya koyduğu bir karardır” dedi.

Türkiye’nin, tarihinin bütün değerlerine sahip çıktığını, tarihini her zaman değerlendirmeye ve tarihiyle her zaman yüzleşmeye hazır olduğunu kaydeden Yıldırım, ”Ancak bunun aksini iddia edenler, kendi tarihleriyle yüzleşmeye bizim kadar cesaret edemezler. Bir kere bu sayfa açıldı mı, bu sayfayı herkes için açma zamanı geldi demektir. Bunun getireceği sonuçlar, bizden daha fazla bu girişimler içinde bulunanları da zora sokacaktır” diye konuştu.

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞMEYE YAPILAN YATIRIMLAR
Yıldırım, ulaştırma ve haberleşmeye son 9 yılda yapılan yatırımlar 123 milyar lira olduğunu kaydederek, emeklilere 1 yılda 100 milyar lira ödendiğini, ulaştırma ve haberleşmeye, 1 yıllık emekli ödemelerinin üzerinde yatırım yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini dile getiren Yıldırım, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir. Yerli üretimi, hem yazılımda hem donamımda artıracak şartlar oluşuyor” dedi.

Yıldırım, İstanbul’da havaalanı, üçüncü köprü, otoyol, Kanal İstanbul gibi büyük projelerin hayata geçmeye başladığını söyledi.

Konuşmasının ardından üyelerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, üyelerin Yeni Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin şikayetler üzerine, ”Türk Ticaret Kanunu çıksın diye başımızın etini yediniz. Kanun çıkınca kıyamet kopuyor, anlamıyorum bu işi. Bunların çıkmasını isteyen sizin sivil toplum örgütleriniz. Bakmadınız mı o kanuna? Bu, teknik bir kanun” dedi.

Yıldırım, altyapı yatırımlarında yerli katkının artması için inisiyatif kullandıklarını ancak burada zorluklar olduğunu dile getirerek, zorlukların geçmişten gelen alışkanlıklar olduğunu, yabancı ürünlere daha fazla itibar edildiğini kaydetti.

Bu arada, Binali Yıldırım, konuşması sırasında, kendisini telefonla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aradığını söyledi. Yıldırım, kürsüden ayrılmadan Başbakan Erdoğan ile telefonla görüştü. Görüşmesinin ardından Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın selamını İSO üyelerine iletti.

AA

İlaçta anlaşma uzak

Türk Eczacılar Birliği, ilaç alım protokolün imzalanmasına henüz çok uzak bir noktada oldunduğunu bildirdi.

Türk Eczacılar Birliğinden (TEB) yapılan açıklamada, TEB ile SGK arasında 2009′da imzalanan ”İlaç AlımProtokolü”nün 1 Şubat 2012′de son bulacağı belirtilerek, 3 Ocak 2012 tarihinden bu yana SGK ileprotokol yenileme görüşmeleri yapıldığı kaydedildi.

Protokol görüşmelerinde, özellikle ilaç firmalarınınSGK’ya yapmaları gereken iskontoyu yapmamaları dolayısıyla eczacının zarara uğratılması, kamu kurum iskonto artışları nedeniyle eczane stoklarında meydana gelen zararların bugüne kadar ödenmemiş olmaması ve hasta muayene katılım ücretlerinineczaneden tahsil edilmesi sorunlarının öncelikli konular olduğu bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

”Görüşmelerin halen devam etmesine karşınprotokolün imzalanmasına henüz çok uzak bir noktada olduğumuzu açıkça ifade etmemiz gerekmektedir. Bu nedenle o tarihe kadar sözleşme imzalanamadığı takdirde 1 Şubat tarihinden itibaren ne yazık ki vatandaşlarımızı yeni bir ilaç sıkıntısı beklemektedir.”

 

AA

Zonguldak’da göçük

Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na ait işletmede göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti.
Olay, bu akşam 18.50 sıralarında Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Müessesi 1 Nolu Kartiye’de yerin eksi 425 metre altında meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, üçüncü vardiya işçilerinin yer altında sarmal bağladığı esnada meydana gelengöçükte, Sefer Çetin isimli işçi göçük altında kaldı. Yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından göçüğün altından maden işçisinin cansız bedenine ulaşıldı.

Asansör ile yeryüzüne çıkartılan işçinin cenazesi, ambulansla ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay anından itibaren göçüğün olduğu bölgeye inerek çalışmaları yöneten TTK Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu, olayı şöyle anlattı:

“Yer altında 14 sarmallık yani bağlantı çalışması yapıyorduk. Yani bir sarmal 4 metre olduğunu düşünürsek 56 metrelik bir sarmal vardı. Uç diye tabir edilen kısım vardı. 8. sarmalı çalışmak için birinci kamayı (odun bağlantısı) bağladık, ikinci kamayı bağlarken yukarıdan darbe şeklinde madencinin üzerine bir anda kömür yığını düşüyor. Ayakları sıkıştığı için arkadaşları almakta zorlanıyor. O sırada ikinci darbede posta (kömür yığını) gelmeye devam edince ensesinden vuruyor. Yere doğru düşüyor. Arkadaşlarımız ocaktan ölü olarak aldılar. Hayatını kaybetti” diye konuştu.

Ambulansa taşınan madencinin cenazesi, ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Mesai arkadaşlarının ocaktan cansız bedenini alan işçiler ise gözyaşlarına boğuldu.

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş da olay yerine gelerek bilgi aldı.

 

AA

“İki taraf yakınlaştı”

Ban Ki-mun Greentree’deki Kıbrıs görüşmelerini değerlendirdi

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kıbrısmüzakereleriyle ilgili olarak ”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı” dedi.

Genel Sekreter Ban, BM’de düzenlediği aylık basın toplantısında, Greentree görüşmesinden somut sonuç çıkmamasından hayal kırıklığı duyup duymadığının sorulması üzerine, Greentree’de görüşülen konuların içeriğine ilişkin olarak ”görüşmelerin gizliliği” ilkesi ve Kıbrıs müzakere sürecinin Kıbrıslılar tarafından yürütülen bir süreç olmasından dolayı pek fazla bilgi veremeyeceğini söyledi.

”Görüşmelerin gizliliği” ilkesinin, Kıbrıs müzakere sürecinin ilerlemesine yardımcı olmak açısından önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Ban, bu ilkeye uymaları gerektiğini iki lidere de söylediğini belirtti.

Genel Sekreter şöyle konuştu:

”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı. Ama örneğin yürütmenin seçimi, yani kim başkan ve başkan yardımcısı olacak, dönüşümü nasıl olacak, bu kişiler nasıl seçilecek gibi konular iki tarafın uzlaşmaya varamadığı en önemli ana meseleler, bu konularda henüz uzlaşmaya varamadılar. Masaya pek çok öneri konuldu. Mülkiyet de keza son derece karmaşık bir konu, burada olumlu olan bir nokta mülkiyet konusundaki veri paylaşımını önümüzdeki iki hafta içerisinde yapacaklar ve adanın kuzeyi ile güneyinde bulunan mülkiyetler ile ilgili bir mekanizma bulacaklar.”

Vatandaşlık konusuna gelince iki tarafta da nüfusun arttığına dikkati çeken Ban, ”Mesela kimlere birleşmiş Kıbrıs vatandaşlığı verilecek ya da verilmesi gerek. Bu konular veri paylaşımı yoluyla yapılabilir” dedi. Kendi tavsiyesi üzerine iki tarafın nüfus sayımı yaptıklarını ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafında yapılan nüfus sayımını izlediğini anlatan Ban, ”İki lideri, cesur ve kararlı bir şekilde al-ver sürecine girmeye teşvik ettim” dedi.

İzolasyonlar konusunda ise Kıbrıslı Türkler’in sıkıntıda olduğunu ve zorlukları bulunduğunu belirten Ban şunları söyledi:

”Ne kadar çabuk anlaşmaya varılırsa, insanlar o kadar çabuk sosyal ve ekonomik fırsatlardan yararlanacak. Bu benim amacım ve vizyonum. Greentree’de dostça geçen bir ortamda iyi müzakereler yapıldı. İki lider arasındaki fikir teatileri hep dostane bir havada ve karşılıklı saygı içerisinde yapılıyor. O yüzden iki tarafın Mart ayı sonuna kadar geri kalan konularla ilgili işlerini tamamlamaya devam etmelerini umuyorum. Mart ayı sonunda Kıbrıs özel danışmanım durumu değerlendirecek. Eğer değerlendirmesi olumlu olursa; BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyumlu olması halinde, iki tarafla yapılacak görüşmelerden sonra çok taraflı konferans düzenleme niyetindeyim.”

Genel Sekreter Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın bugün BM Güvenlik Konseyi’ne Greentree görüşmesine ilişkin brifing vermesi bekleniyor.

AA

Dünya Güzeli’ne büyük hayal kırıklığı

Dünya Güzeli Almeda,Türk vatandaşlığı için başvuruda bulunmuştu

MISS Globe 2008 Dünya Güzeli olduktan sonra Türkiye’ye yerleşen, ;bir televizyon kanalında düzenlenen ;’Yok böyle dans’ adlı yarışma programında 3′üncü olan ;Arnavut güzel ;Almeda Abazi’nin Türk vatandaşlığına geçmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.

Dünya Güzeli olduktan sonra Türkiye’ye yerleşen 21 yaşındaki Almeda Abazi, İstanbul’da ;özel bir liseyi bitirdikten sonra, Sakarya Üniversitesi’ne yabancı kontenjanından kayıt oldu. İstanbul’da düzenlenen etkinliklerde “Sakarya’nın yüzü” olarak lanse edilen Almeda Abazi, Türk vatandaşlığına geçmek için 6 ay önce Sakarya Valiliği’ne başvurdu. ;Valililğin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yaptığı başvuru belgesinde, Abazi’nin Sakarya’nın Kültür ve Turizm faaliyetlerine katkı sağladığı belirtildi.

İstanbul’da yaşayan Abazi’nin başvurusunu Sakarya Valiliği, ;Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gönderdi. Ancak Valiliğe gönderilen yazıda ;talebin kabul edilmediği bildirildi. Valilik’ten Almeda Abazi ile ilgili durumun açıklandığı ;belgede şöyle denildi:

“Valilik makamına yapmış olduğunuz 12/07/2011 tarihli müracaatınız değerlendirilmiş ve ilimizin Kültür ve Turizm faaliyetlerine sağladığınız önemli katkılar ;dolayısıyla Türk vatandaşlığına istasnai olarak alınmanız Valiliğimizce uygun mütalaa edilmişti. Ancak 5901 ;Sayılı Türk VatandaşlığıKanunu’nun 12′nci Maddesi uyarınca istisnai olarak Türk vatandaşlığına ;alınma işlemine başlanabilmesi için ilgili bakanlıkça İçişleri Bakanlığı’na gerekçeli teklifte bulunulması gerektiğinden ilimiz İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden, konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aktarılması istenilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptığı değerlendirme sonucunda; istisnai olarak Türk vatandaşlığına alınmanız için İçişleri Bakanlığı’na teklifte bulunulmasının uygun olmadığını ilgi yazıyla bildirdi. Bilgilerinize rica ederim. Vali Yardımcısı Faruk Bekarlar.”

 

AA

Güç gösterisi!

Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında Galatasaray, sahasında ligin son sırasında bulunan Ankaragücü’nü 4-0 mağlup etti…

9 haftalık galibiyet serisinin ardından Eskişehirspor ile deplasmanda 0-0 berabere kalan Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında TT Arena’da Sarı-kırmızılılar, 4. dakikada Gökhan Zan ve 9. dakikada Emre Çolak’ın attığı gollerle devreyi 2-0 önde tamamladı. Galatasaray’da Riera 54. dakikada attığı golle farkı 3′e çıkarırken, yeni transfer Yiğit Gökoğlan ise 76. dakikadaki golüyle maçın skorunu belirledi ve mücadele 4-0 ev G.Saray’ın üstünlüğüyle sona erdi.

Bu sezon 11. iç saha maçında 9. galibiyetini alan sarı kırmızılılar böylece puanını 50′ye çıkartırken; Fenerbahçe ile arasındaki puan farkı da 5′e çıktı. Aynı şekilde Beşiktaş ile aradaki puan farkı da 5′e çıkardı.

Öte yandan Galatasaray tribünleri maçın 58. dakikasında beyaz mendil sallayarak, yarınki genel kurul öncesi 58. maddenin bir defalığına uygulanmaması tartısmalarını protesto etti.

Gökhan Zan yine kafayla attı
Ankaragücü karşısında Galatasaray’ın ilk golünü atan Gökhan Zan, bu sezondaki ikinci golünü kaydetti. Kadroda kendine yer bulmakta zorlanan isimler arasında yer alan Gökhan Zan, ilk golünü sezonun ilk yarısında yine Türk Telekom Arena’da yapılan Eskişehirspor maçında kaydetmişti.

AA

İşte 3. köprüde yeni tarih

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Teklifleri Nisan ayında almaya başlayacağız” dedi

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, 197. Bab-ı Ali Toplantıları buluşmasına katıldı. Konuşmasına “Bizim bakanlığımızın bir albenisi yok. Biz amele bakanız” diye başlayarak gülüşmelere neden olan Yıldırım, bundan her zaman gurur duyduğunu belirterek 8 yıllık icraatlarını anlattı. 2003′te göreve geldiklerindedemiryollarının yılda 1 milyar lira zarar ettiğini söyleyen Yıldırım, “Demiryollarına paydos deseniz. Herkesi eve gönderseniz, yatsa. Maaşlarını da eve gönderseniz devlet günde 3 milyon lira kar ediyordu” dedi.

Yıldırım, Fransa Senatosunun kararına ilişkin olarak, da “Türk milletine karşı hasmane bir politika uyguladıkları aşikardır. Biz de bu karar karşısında Fransa’ya karşı Fransız kalmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

3. KÖPRÜDE SON DURUM

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, çok kısa bir süre içinde, nisan ayı gibi üçüncü köprü için tekliflerin alınacağını belirterek, ”Bu yıl içinde inşallah köprünün inşaatına ve bağlı yolların inşaatına başlamış olacağız” dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ocak ayı Meclis toplantısındaki konuşmasında, Birinci Boğaz Köprüsü’nün 40. yılını doldurduğunu hatırlatarak, ”Haberler çıktı, ‘Köprü 8-9 ay, 1 yıl kapanacak’ diye, kıyamet koptu. Meğerse köprüyü ne kadar çok seviyormuş İstanbullu. ‘Yapılmasın’ diye bağıranlar, şimdi ‘köprü kapanmasın’ diye bağırıyor. Bu bir tezat. Aslında İstanbullular bu köprünün 1 gün bile kapanmasına tahammül edemez. Bu bile sadece, üçüncü köprünün ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğun gösterir” diye konuştu.

1 yıl için İstanbul’da trafikte sabah ve akşam saatlerinde köprü geçişinde fazladan yakılan yakıt miktarının 3 milyar lira, buradaki zaman kaybından oluşan işgücü kaybının 500 milyar lira olduğunu kaydeden Yıldırım, her yıl İstanbul’da köprülerde yaşanan trafik sıkışıklığı nedeniyle 3,5 milyar liranın kaybolduğunu, bunun köprünün fiyatından fazla olduğunu söyledi.

Yıldırım, şöyle devam etti:

”Köprüye harcayacağımız paranın neredeyse 2 katına yakınını boşuna yakıyoruz. Hesap ortada. Üçüncü köprüyü yapıyoruz. Teklif gelmedi. Teklif gelmemesi, ne krizden ne belirsizlikten. Teklif gelmemesinin nedenlerini de biliyoruz. Biraz ihale şartları, biraz diğer başka teknik konular… Düzeltildi. Şimdi bu projeyi ikiye ayırdık. Bir kısmını özkaynakla, bir kısmını kamu-özel ortaklığıyla yapıyoruz. Dolayısıyla, çok kısa bir süre içinde herhalde Nisan ayı gibi tekrar burada teklifleri alacağız ve bu yıl içinde inşallah köprünün inşaatına ve bağlı yolların inşaatına başlamış olacağız.”

BİZİM BAKANLIĞIMIZ AMELE BAKANLIK
107. Bab-ı Ali Toplantıları buluşmasında konuşan Bakan Yıldırım, “Bizim bakanlığın albenisi yok arkadaşlar. Biz amele bakanız. Türkiye’de iki türlü bakan var. Biri amele bakanlık, biri patron bakanlık. Amele ifadesi bir aşağılama olarak algılanmasın. Amele çalışan, çabalayan, alnının teriyle memlekete birşeyler katan… Bir de patron bakanlar var. Borsalara, oranlara, göstergelere bakıyorlar. Ona göre tahminler söylüyorlar, geleceği okuyorlar, bugünü yorumluyorlar” dedi. Bakanın esprili konuşması salonda gülüşmelere sebep oldu.

FRANSA’YA FRANSIZ KALIRIZ
Fransa Senatosunda kabul edilen tasarıya da değinen “Laikliğin beşiği diye bilinen, düşünce özgürlüğünün en büyük temsilcilerini içinden çıkardığını iddia eden Fransa, almış olduğu bu akıl ve çağ dışı kararla hala ortaçağdan kurtulmadığını göstermiştir. Bizim gözümüzde Fransız Senatosu orada bir karar almamış, dünyaya bünyesinde var olduğu ve koruyucusu olduğu değerlere karşı saygısız, samimiyetsiz olduğunu göstermiştir. Türk milletine karşı hasmane bir politika uyguladıkları aşikardır. Ancak biz bu duruma vakur bir şekilde cevap veririz. Bizim tarihimizde utanacağımız bir hadisemiz yok. Bu kararla evrensel hukuka, ifade özgürlüğüne darbe vurulmuştur. Onlar ne yaparsa yapsın biz de bu karar karşısında Fransa’ya karşı Fransız kalmaya devam edeceğiz” dedi.

2023 HEDEFİ 26 BİN KİLOMETRE DEMİRYOLU
Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra terk edilen demir yollarını 2003 sonrasında yeniden devlet politikası olarak benimsediklerini söyleyen Yıldırım, “Cumhuriyet öncesine baktığınız zaman Osmanlı hudutları içindeki demiryolu ağının büyüklüğü 14 bin 500 kilometre. Cumhuriyetin ilanından sonra sınırların küçülmesiyle Anadolu topraklarında 4 bin 400 kilometrelik bir demiryolu ağı kalmış. Birçoğu da tahrip edilmiş, bakımsız kalmış, etkin olarak kullanılmayan demiryolları. Atatürk’ün tavrıyla 1923 ? 1946 yılları arasında yılda 135 kilometre demiryolu ağı yapılmış. 1950 – 2003 yılları arasında ise yılda sadece 18 kilometre. 2003 demiryollarının kaderinin değişim yılıdır. 2003 – 2011 yılları arasında her yıla düşen demiryolu yapım miktarı 135 kilometre olmuştur. 2023 hedefindedemiryolları ağının 11 bin kilometreden 26 bin kilometreye çıkması vardır” dedi.

DEMİRYOLLARINDA YILLIK 1 MİLYAR LİRALIK ZARAR
Demiryollarının 2003 öncesi kaderine terkedilmişliğinden de bahseden Yıldırım, “Demiryollarına yatırım yapılmaması nedeniyle iyileştirilemeyen sorunlu yollarda tren hız limitleri düşürülmek zorunda kalınmış. 1960′da yapılan demiryolunda saatte 140 kilometre hızla ilerleyebilen tren, 2003 yılında aynı yolda hızını saatte 60 kilometreye kadar düşürmek zorunda kalmış. Demiryollarıülkenin yükünü taşırken, ülke demiryollarının yükünü taşımaya başlamış. Geldiğimizde bir hesap çıkardık. Demiryollarını paydos ettirsek Türkiye günde 3 trilyon kazanıyor. Herkesi eve gönderiyorsunuz, yatıyor. Maaşı da eve gidiyor. Geriye devlete günde 3 milyon lira kalıyor. Yıllık 1 milyarın üzerinde zararı vardı” diye konuştu.

DENİZCİLİKTE ÖTV KALKTI 2,6 MİLYAR TL DESTEK SAĞLANDI
Yıldırım, denizcilik alanında da taşımacılıkta ÖTV’nin kaldırılmasıyla sektöre bugüne kadar 2,6 milyar TL destek sağlandığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki görevi sırasında temellerini attığı İDO’nun bugün alanında dünyanın en büyük markası olarak yüzmilyonlarca dolara özelleştirildiğini söyledi.

BÖLÜNMÜŞ YOLLAR KENDİNİ 4,5 YILDA AMORTİ EDİYOR
Kara yolu ağlarındaki çalışmalar hakkında bilgi veren Yıldırım, bölünmüş yolların kendilerini 4,5 yılda amorti ettiğini ve bu yolların can kayıplarında azalma getirdiğini aktardı.Yıldırım, 1970′lerden bu yana gündemde olan İstanbul-İzmir otoyolu projesinin ihalesinin de krizin en yoğun olduğu bir dönemde yapıldığını belirtti.

AA

Hedef Nobel!

IROST’un Uluslararası Harezmi Ödülü’ne layık görülen ilk Türk bilim adamı

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, hücredeki iyon kanalları üzerine yaptığı araştırmasıyla İran Bilim ve Teknoloji Bakanlığına bağlı İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Örgütü (IROST) tarafından verilen Uluslararası Harezmi Ödülü’ne (Khwarizmi International Award) layık görülen ilk Türk bilim adamı olmayı başardı.

Prof. Dr. Nazıroğlu, yaptığı açıklamada, 2002 yılında ABD’de düzenlenen bir kongrede Genç Araştırmacı Ödülü’nü, 2006 yılında da TÜBİTAK Teşvik Ödülü aldığını, bu ödüllerden cesaretlenerek son 3 yıldır İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Örgütünün matematik ve astronomi bilgini Harezmi adına verdiği ödül için başvuruda bulunduğunu anlattı.

IROST’un Harezmi anısına 25 yıldır ödül töreni düzenlendiğini belirten Nazıroğlu, ”Her yıl yurt dışından 4 ülkenin bilim adamına ödül veriliyor. Başvurular tüm alanlarda yapılıyor. 3 yıldır başvuruyordum ve bu yıl ödüle layık görüldüm. Ülkemizden 25 yıldır bu ödül için başvurular olmasına rağmen ilk kez Türk araştırmacı olarak bu ödüle layık görülmem beni onurlandırdı. Bundan sonraki hedefimiz Nobel ödülünü almak” dedi.

Ödülünü 5 Şubat’ta Tahran’da yapılacak törende alacağını anlatan Prof. Dr. Nazıroğlu, Törene İran Cumhurbaşkanı’nın yanı sıra çok sayıda araştırmacının da katılacağını söyledi. Nazıroğlu, ”Bu ödül için geçen yıl 48 ülkeden 180 başvuru yapıldı ve 4 ülke ödüle layık görüldü. Ülkemiz adına ilk defa böyle bir ödüle layık görülmenin mutluluğunu yaşıyorum. Yaptığımız araştırma ve çalışmalarla daNobel yolunda adım adım ilerliyoruz” diye konuştu.

ÖDÜL GETİREN ÇALIŞMA
Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, hücredeki iyon kanalları üzerine yaptıkları araştırmanın ödüle layık görüldüğünü söyledi. 

Araştırmalarda stresin iyon kanallarına zarar verdiğini ve kanalları açtığını gözlemlediklerini anlatan Nazıroğlu, bu durumda fazla miktarda kalsiyum iyonunun hücrenin içine girerek, hücrenin sağlıklı çalışmasını engellediğini tespit ettiklerini kaydetti.

İyon kanallarını hücre zarında bulunan kapılara benzeten Nazıroğlu, şöyle konuştu:

”Bu kapı bozulursa veya sızdırma yaparsa, hücrenin dışında içine kıyasla 20 bin misli fazla bulunan kalsiyum iyonu, hücre içine sızmaya başlar. Bu iyonların hücreye saniyelerle ifade edilen zaman diliminde girmesi ve çıkması gerekiyor ki bizler konuşalım, düşünelim ve hayati faaliyetlerimizi sürdürelim. İyon kanalları sızdıracak ya da tamamen bozulacak olursa kanser, şeker hastalığı, kalp hastalığı, nörolojik hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabilir.”

Araştırmalarında dünyada ilk kez bultation isimli kimyasalın iyon kanallarını kapatıcı özelliğini tespit ettiklerini de vurgulayan Prof. Dr. Nazıroğlu, ”Günümüzde kullanılan ilaçlarla yüzde 40-50 oranında tedavi imkanı sağlanmaktadır. Çünkü hiçbir ilaç açık kalsiyum kanallarını bloke edememektedir. Bunun nedeni bu kanalları neyin açıp neyin kapattığı bilinmemesiydi. Biz yapmış olduğumuz çalışmayla, stresin bu kanalları açtığını ve bultation isimli kimyasalın da kanalları kapatıcı özelliğinin olduğunu ispatladık” dedi.

AA

Sanal hastane geliyor

Sağlık Bakanlığı İstanbul’a Avrupa’nın en büyük sanal hastanesini kuruyor

Ameliyat ve diğer tedavilerin yapılacabileceği sanal hastane en geç 2013 yılının Haziran ayında hizmet vermeye başlayacak.

HABERTÜRK, Türkiye’nin ilk simülasyon merkezinde, İstanbul İl Sağlık Müdür Yardımcısı Uz. Dr. Mehmet Emin Aksoy’a sanal hastanenin ayrıntılarını sordu.

Niçin kuruluyor? Kimler yararlanacak? Hastane hangi amaca hizmet edecek?

AA