Sanal polis devriyede

İnternette gün boyu aralıksız sanal devriye görevini yürüten polisler, sanal ortamda işlenen suçları takip ediyor

İnternette gün boyu aralıksız sanal devriye görevi yürüten polisler, sanal ortamda işlenen suçları takip ediyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Sürel, yaptığı açıklamada, 30 milyonun üzerinde kişinin internet kullandığını belirterek, teknolojinin doğru ve güvenli kullanıldığı takdirde fayda sağladığını, yanlış veya kötü amaçlı kullanıldığında ise insanlığa zarar verdiğini bildirdi.

Bilişim Suçları Büro Amirliğinin, Asayiş Şube Müdürlüğünün çalışma alanına giren bilişim yoluyla işlenen suç türlerinin soruşturmasını yaptığını ifade eden Sürel, şunları kaydetti:

”İnternet ortamında 24 saat sanal devriye yapan görevlilerimiz var. Suça karışan kişileri yakalamakla görevli dışarıda görev alan ekiplerimiz, şüphelilerden elde edilen delillerin (CD, DVD, flash bellek, harici disk, hard disk, cep telefonu ve dijital verileri barındıran her türlü cihazlar) incelendiği dijital delil inceleme laboratuvarımız, teknik inceleme yapan ve bilirkişi raporu düzenleyen görevlilerimiz, tahkikatta çalışan görevlilerimiz olmak üzere büro amiri Koray Erşin’le birlikte konusuna hakim ve tecrübeli toplam 36 personelle çalışıyoruz.”

Sürel, Bilişim Yoluyla İşlenen Suçlar Büro Amirliğinin 2010 ve 2011 yıllarındaki istatistiklerine ilişkin ”Sosyal paylaşım sitelerine ilişkin 2010 yılında çeşitli konularda 2 bin 606 şikayet alındı. Geçen yıl ise 3 bin 744 şikayet aldık” dedi.

BİLİŞİM SUÇU TÜRLERİ
Sürel, internet konusunda büro amirliğine en çok şikayet gelen suç türlerini ise şöyle sıraladı:

”-Tehdit; internetten, sosyal paylaşım sitelerinden ya da mail yoluyla kişinin kendisine veya yakınına, hayatına veya vücut dokunulmazlığı veya cinsel dokunulmazlığına zarar verecek şekilde yapılan saldırılar.

-Şantaj; internetten tanışarak güven telkin ettikten sonra karşısındaki kişinin özel hayatına ait bilgi veya görüntülerini alarak bunları başkalarıyla paylaşacağını söyleyerek para veya menfaat talebinde bulunmak.

-Hakaret; sosyal paylaşım sitesinden ya da e-mail yoluyla kişileri başkalarına karşı onur kırıcı, küçük düşürücü ifadelerle şeref ve saygınlığına saldırı yapmak.

-Çocukların cinsel istismarı; internet üzerinden çocukları değişik vaatler veya şantaj yoluyla kandırarak cinsel istismarda bulunmak.

-Müstehcenlik; cinsel içerikli müstehcen görüntü veya yazıları çocuklara göstermek, okutmak, yaymak veya kullanımını sağlamak ve çocukları bu suçlarda kullanmak.

-Fuhuş; internet üzerinden fuhşa aracılık etmek, teşvik etmek veya suçu kolaylaştırmak.

-Kumar oynanması için imkan sağlama; internetten yasal olmaksızın bahis ve kumar sitesi oluşturmak.

-Dolandırıcılık; internet üzerinde kendini farklı meslekten veya kişilikten tanıtarak tanıştığı kişilere evlilik vaadinde bulunarak kandırma veya menfaat sağlamak, güvenli olamayan sitelerden ürün satışı yaparak parayı aldıktan sonra ortadan kaybolmak, ürün satışı adı altında kaparo alarak ortadan kaybolmak, çalıntı malı internet üzerinde çok ucuz fiyata satmak, banka hesap bilgilerini ve şifrelerini ele geçirerek hesabını boşaltmak, kredi kart bilgilerini ele geçirip para çekmek.

-Kişisel verileri kaydetmek ve kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde başkalarına vermek.

-Başkasına ait profil oluşturarak elektronik mail adresi almak ve bu kişiler adına başkalarına küfürlü mesajlar göndermek, özel hayatına ait görüntü ve fotoğraf yayımlamak.”

-Güvenli internet kullanımı-

”Suçluların birçoğu gerçek hayatta yapamayacağı suçları sanal alemde yapmaya çalışıyor” diyen Sürel, güvenli internet kullanımı için ise şu önerilerde bulundu:

”İnternete bağlanırken kablosuz modem kullanıyorsak mutlaka şifrelemeli ve hatta mac adresi filtresini etkinleştirmeliyiz. Yani modemden yalnızca izin verilen mac adresine sahip bilgisayarlar internete bağlanacaktır. Bilgisayarlarımızı dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korumak için lisanslı işletim sistemi ve güncel virüs programı kullanmalıyız. Sanal arkadaşlık veya dosya paylaşımı gibi üyelik isteyen sitelerde kimlik numarası veya anne kızlık soyadı gibi kişisel bilgileri paylaşmamalıyız. Sanal ortamda kullanılan şifrelerin tahmini zor şifrelerden seçmeliyiz. Doğum tarihi ya da sıralı rakamlardan oluşan şifreler kolaylıkla ele geçiriliyor. Şifreleri zaman zaman değiştirmeli ve aynı şifreyi birden fazla sitede kullanmamalıyız. Virüs barındıran sitelere, özellikle cinsel içerikli sitelere çok fazla girilmemeli. Virüslerin yapılma amacı kişisel verilere erişim, reklam geliri elde etmek, sanal diğer ortamlara saldırı yapmak içindir.

İnternet üzerinden alışveriş yapacaksak güvenilirliği tescillenmiş sitelerden alışveriş yapmalıyız. İnternet kullanan çocuklarımızı kontrol altında tutmalıyız ve sık sık denetlemeliyiz. Çocukların internette kimlerle konuştuğu veya mailleştiklerini sık sık kontrol etmeliyiz. Çocuk istismarcıları, çocukların çok kullandığı oyun siteleri veya sosyal paylaşım sitelerine uğramakta ve kendilerini de çocuk olarak tanıtıp ahlaksız tekliflerde bulunarak kandırabilmekte ya da kötü alışkanlıklar aşılamaktadır. Çocukların gerek fiziki, gerekse psikolojik gelişimini göz önünde bulundurarak, internette çocukların yaşına uygun olacak kullanım süreleri belirlemeliyiz.”

SANAL DÜNYADA İŞLENEN SUÇUN DELİLİ
İnternet kullanıcılarının artmasıyla bilişim yoluyla işlenen suçlarda da artış olduğunu belirten Sürel, ”Bunun nedeni ise gerçek hayatta suç işlemenin riskli ama sanal hayatta daha kolay olması, kısa yoldan para kazanma hırsı, psikolojik rahatsızlıklar ve kanunda cezasının olmadığı varsayımı olarak sıralayabiliriz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; gerçek hayatta işlenen her bir suç için olay yerinde suçluya ait mutlaka bir iz veya delil olduğu gibi sanal alemde de işlenen her suç mutlaka bir delil bırakır. Ortam sanal olsa bile işlenen suç gerçektir. Kanunu bilmemek de mazeret değildir” dedi.

SANAL ALEMİN MAĞDUR ÜNLÜLERİ
Sürel, geçen yıl sanal alemden şikayetçi olan ünlülere ilişkin şu bilgileri verdi:

”-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Erol Köse’ye sosyal paylaşım sitesi üzerinden hakaret yapıldığına dair soruşturma aydınlatıldı, şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.

-Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ömer Zülfü Livaneli’ye sosyal paylaşım sitesinde meçhul bir profilden hakaret edilmesiyle ilgili soruşturma halen devam ediyor.

-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seda Sayan ve Hülya Avşar’ın kendilerine hakaret edildiği yönündeki şikayetleri de aydınlatıldı.

-Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ümran Erler’in elektronik posta ve profillerini ele geçiren şüpheli belirlendi ve hakkında yasal işlem yapıldı.

-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seyhan Soylu’nun hakaret şikayeti de aydınlatıldı.”

AA

 

Bedeniniz size ne zaman ihanet eder?

Olayların aydınlatılmasında jandarma ve polis ekipleri, psikolojinin verilerini kullanıyor. Sorgu sırasında konuşmaktan kaçınan şüpheliler, ‘beden dilleri’nin ihanetine uğruyor

Yalanı tespit konusunda uzmanlaşan güvenlik güçleri, özellikle konuşmaktan kaçınan ya da yalan söyleyen zanlıların sorgusu sırasında ‘beden dili’ analizine başvurarak sonuç almaya çalışıyor. Vücudun yalan söyleyen kişiyi ele verdiğine dikkati çeken uzmanlar, “Sözsüz davranışlar, sözlü davranışlar kadar kontrol altında tutulamaz” diyorlar.

SAHTE GÜLÜŞ
Yüz kasları bilinçli olarak kullanılınca, sahte gülüşe neden olur. Bu gülümseme, gerçeği gibi simetrik değildir

GERGİNLİK
Aşırı gergin insanlar, yalan söylerken daha az gülümser, yalan işaretlerini gizlemeye daha az yatkındırlar.

DİL SÜRÇMESİ
Yalan söyleyenlerde ya da gergin kişilerde dil sürçmesi, kekeleme ve konuşma bozuklukları artar.

ASABİ ORGANLAR
Ayak, bacak ve eller yüzümüzden daha fazla ipucu verir. Yüzde belli edilmemeye çalışılan ruh hali, konuşma sırasında bu organlarda kendini ele verir. Yalan söylerken onaylayıcı baş sallama hareti ile ayak ve bacak hareketleri artar.

USTA YALANCILAR
Ses yüksekliği, kendine güveni ve baskınlığı gösterir. Yalan söyleyen ya da gergin kişilerde ses seviyesi düşer. Otururken sallanma, el hareketler ile ayak hareketlerindeki artış kişinin rahatlığını gösterir. Yalan söylemekte usta kişiler, önce kafasında tasarladığı kurguya kendisini inandırabilen kişilerdir. Kurgu inanılır olduğunda vücut doğal olarak karşı tarafa herhangi bir sinyal vermez.

USTA YALANCILAR
Ses yüksekliği, kendine güveni ve baskınlığı gösterir. Yalan söyleyen ya da gergin kişilerde ses seviyesi düşer. Otururken sallanma, el hareketler ile ayak hareketlerindeki artış kişinin rahatlığını gösterir. Yalan söylemekte usta kişiler, önce kafasında tasarladığı kurguya kendisini inandırabilen kişilerdir. Kurgu inanılır olduğunda vücut doğal olarak karşı tarafa herhangi bir sinyal vermez.

EN SIK RASTLANAN YALAN HAREKETLERİ
Ağız kapama, burna dokunma veya kaşıma, gözleri kaşıma, boyun kaşıma, yaka çekiştirme.

 

AA

3 katlı bina alev alev yandı!

Sivas’ta üç katlı bir binanın giriş katında çıkan yangın korkuttu.

Edinilen bilgiye göre Selçuklu mahallesi 15. sokakta bulunan üç katlı bir binanın giriş katında yangın çıktı. Yalnız yaşadığı öğrenilen 69 yaşındaki F. T.’nin evindeki bacadan çıkan alevlerin neden olduğu tahmin edilen yangında dumanlar kısa sürede binayı sardı.

 

AA

Kritik bekleyiş!

Yunanistan Başbakanı Papadimos: Çarşambaya kadar anlaşamazsak iflas ederiz!

Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos,Yunanistan’ın borcunun azaltılması amacıyla özel sektör kreditörleri ile yürüttüğü ve PSI olarak bilinen tahvil takası planı görüşmeleri ve yeniyardım paketiyle ilgili anlaşmanın Çarşamba gününe kadar tamamlanmaması durumunda ülkenin iflas edeceğini söyledi.

Yunan medyasında yer alan haberlere göre, önceki gün siyasi parti liderleri ve bakanlar kurulu ile yaptığı toplantıda ülkenin içinde bulunduğu kritik duruma dikkati çeken Papadimos, bu konuda son aşamaya gelindiğini belirterek, “PSI ve yeniyardım paketiyle ilgili anlaşma Çarşamba’ya kadar tamamlanmazsa, Yunanistan’ın 20 Mart’ta gerçekleştirmesi gereken 14,5 milyar avroluk tahvil takasıyla ilgili ödemenin yapılması için yeterli zaman kalmayacak. Bu da, treni kaçırdığımız anlamına gelecek. Böyle bir gelişme Yunanistan’ın iflası olacaktır” dedi.

Haberlerde, başbakanlık konutunda gerçekleştirilen toplantıdan “şok” olmuş bir şekilde ayrılan bakanların kendi aralarında “İşler son noktaya geldi. Zor, çok zor” ifadelerini tekrarladığı belirtildi.

Diğer yandan, Almanya’nın, Yunanistan’ın devlet bütçesi kontrolünün Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılması önerisine tepki gösteren Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos,Yunanistan’ın kalkınma programının uygulanmasıyla ilgili sorumluğun ve isteğin sadeceYunanistan’a ait olduğunu söyledi.

Yunan halkının Avrupa’daki kurumsal ortaklarından aldığı yardımın büyüklüğünün farkında olduğunu ve tarihi sorumluluğu çerçevesinde buna özverilerle karşılık vereceğini ifade eden Venizelos, “Kim ki, bir halkı ekonomik yardım ve milli haysiyet ikilemi içine sokarsa, temel tarihi öğretileri bilmiyor demektir” dedi.

Önceki gün İngiliz Financial Times gazetesinde çıkan bir haberde, Alman hükümetinin, Euro Bölgesi’ne üye ülkelerin temsilcilerine verdiği bir dilekçeyle,Yunanistan’ın bağımsız bütçeden vazgeçmesini ve mali kontrolü Euro Bölgesi maliye bakanları tarafından görevlendirilen bir komisere devretmesini istediği iddia edilmişti.

AA

Ebruya rüya ev!

Kısa bir süre önce çocuk sahibi olan Ebru Gündeş ve eşi Reza Zerrab’ın mutlu günleri devam ediyor. Gündeş yatırım amaçlı bir ev satın alınca ortalık karıştı…

Geçtiğimiz günlerde doğum gününü kutlayan Ebru Gündeş’e eşinden güzel bir hediye geldiği iddia ediliyor. Reza Zerrab’ın Gündeş’e Levent’te 3 milyon 750 bin TL’ye bir daire aldığı öne sürüldü.

Gündeş de bu iddialara, “Ben o evi yatırım için aldım. Eşim alsa gurur duyarak söylerim” dedi. Gündeş’in kendisine aldığı evin değeri ise 2.5 milyon TL

 

AA

Binbaşı!

Mersin’i yenen F.Bahçe ligdeki 1000. galibiyetini aldı; Stoch yine döktürdü…

Spor Toto Süper Lig’in 23. haftasındaFenerbahçe evinde konuk ettiği Mersin İdman Yurdu’nu 2-1 yendi. Sarı-Lacivertli ekip bu sonuçla lig tarihindeki 1755. maçında 1000. galibiyetini aldı. Fenerbahçe’nin gollerini 8. dakikada Bienvenu ve 38. dakikada Stoch kaydetti. Mersin’in tek golü ise 57. dakikada Nduka’dan geldi.

Bu galibiyetle 48. puana ulaşan Fenerbahçe lider Galatasaray ile arasındaki puan farkını 2′ye indirdi. 27 puanda kalan Mersin İdman Yurdu ise 7 haftadır galip gelemiyor.

AA

“Tek başına FATİH Projesi yeter”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım: Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini belirterek, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir” dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Fransız Senatosunun kararına değinerek, ”Fransa’nın akla ziyan, böyle bir kararı almış olması, bizi bağlamaz. Biz bu karara karşı bundan böyle Fransız kalmaya devam edeceğiz. Bu bir soykırım yasası değil, bu bir soyukırık anlayışın ortaya koyduğu bir karardır” dedi.

Türkiye’nin, tarihinin bütün değerlerine sahip çıktığını, tarihini her zaman değerlendirmeye ve tarihiyle her zaman yüzleşmeye hazır olduğunu kaydeden Yıldırım, ”Ancak bunun aksini iddia edenler, kendi tarihleriyle yüzleşmeye bizim kadar cesaret edemezler. Bir kere bu sayfa açıldı mı, bu sayfayı herkes için açma zamanı geldi demektir. Bunun getireceği sonuçlar, bizden daha fazla bu girişimler içinde bulunanları da zora sokacaktır” diye konuştu.

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞMEYE YAPILAN YATIRIMLAR
Yıldırım, ulaştırma ve haberleşmeye son 9 yılda yapılan yatırımlar 123 milyar lira olduğunu kaydederek, emeklilere 1 yılda 100 milyar lira ödendiğini, ulaştırma ve haberleşmeye, 1 yıllık emekli ödemelerinin üzerinde yatırım yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini dile getiren Yıldırım, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir. Yerli üretimi, hem yazılımda hem donamımda artıracak şartlar oluşuyor” dedi.

Yıldırım, İstanbul’da havaalanı, üçüncü köprü, otoyol, Kanal İstanbul gibi büyük projelerin hayata geçmeye başladığını söyledi.

Konuşmasının ardından üyelerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, üyelerin Yeni Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin şikayetler üzerine, ”Türk Ticaret Kanunu çıksın diye başımızın etini yediniz. Kanun çıkınca kıyamet kopuyor, anlamıyorum bu işi. Bunların çıkmasını isteyen sizin sivil toplum örgütleriniz. Bakmadınız mı o kanuna? Bu, teknik bir kanun” dedi.

Yıldırım, altyapı yatırımlarında yerli katkının artması için inisiyatif kullandıklarını ancak burada zorluklar olduğunu dile getirerek, zorlukların geçmişten gelen alışkanlıklar olduğunu, yabancı ürünlere daha fazla itibar edildiğini kaydetti.

Bu arada, Binali Yıldırım, konuşması sırasında, kendisini telefonla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aradığını söyledi. Yıldırım, kürsüden ayrılmadan Başbakan Erdoğan ile telefonla görüştü. Görüşmesinin ardından Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın selamını İSO üyelerine iletti.

AA

İlaçta anlaşma uzak

Türk Eczacılar Birliği, ilaç alım protokolün imzalanmasına henüz çok uzak bir noktada oldunduğunu bildirdi.

Türk Eczacılar Birliğinden (TEB) yapılan açıklamada, TEB ile SGK arasında 2009′da imzalanan ”İlaç AlımProtokolü”nün 1 Şubat 2012′de son bulacağı belirtilerek, 3 Ocak 2012 tarihinden bu yana SGK ileprotokol yenileme görüşmeleri yapıldığı kaydedildi.

Protokol görüşmelerinde, özellikle ilaç firmalarınınSGK’ya yapmaları gereken iskontoyu yapmamaları dolayısıyla eczacının zarara uğratılması, kamu kurum iskonto artışları nedeniyle eczane stoklarında meydana gelen zararların bugüne kadar ödenmemiş olmaması ve hasta muayene katılım ücretlerinineczaneden tahsil edilmesi sorunlarının öncelikli konular olduğu bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

”Görüşmelerin halen devam etmesine karşınprotokolün imzalanmasına henüz çok uzak bir noktada olduğumuzu açıkça ifade etmemiz gerekmektedir. Bu nedenle o tarihe kadar sözleşme imzalanamadığı takdirde 1 Şubat tarihinden itibaren ne yazık ki vatandaşlarımızı yeni bir ilaç sıkıntısı beklemektedir.”

 

AA

Zonguldak’da göçük

Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na ait işletmede göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti.
Olay, bu akşam 18.50 sıralarında Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Müessesi 1 Nolu Kartiye’de yerin eksi 425 metre altında meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, üçüncü vardiya işçilerinin yer altında sarmal bağladığı esnada meydana gelengöçükte, Sefer Çetin isimli işçi göçük altında kaldı. Yaklaşık bir saat süren çalışmaların ardından göçüğün altından maden işçisinin cansız bedenine ulaşıldı.

Asansör ile yeryüzüne çıkartılan işçinin cenazesi, ambulansla ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay anından itibaren göçüğün olduğu bölgeye inerek çalışmaları yöneten TTK Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu, olayı şöyle anlattı:

“Yer altında 14 sarmallık yani bağlantı çalışması yapıyorduk. Yani bir sarmal 4 metre olduğunu düşünürsek 56 metrelik bir sarmal vardı. Uç diye tabir edilen kısım vardı. 8. sarmalı çalışmak için birinci kamayı (odun bağlantısı) bağladık, ikinci kamayı bağlarken yukarıdan darbe şeklinde madencinin üzerine bir anda kömür yığını düşüyor. Ayakları sıkıştığı için arkadaşları almakta zorlanıyor. O sırada ikinci darbede posta (kömür yığını) gelmeye devam edince ensesinden vuruyor. Yere doğru düşüyor. Arkadaşlarımız ocaktan ölü olarak aldılar. Hayatını kaybetti” diye konuştu.

Ambulansa taşınan madencinin cenazesi, ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Mesai arkadaşlarının ocaktan cansız bedenini alan işçiler ise gözyaşlarına boğuldu.

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş da olay yerine gelerek bilgi aldı.

 

AA

“İki taraf yakınlaştı”

Ban Ki-mun Greentree’deki Kıbrıs görüşmelerini değerlendirdi

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kıbrısmüzakereleriyle ilgili olarak ”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı” dedi.

Genel Sekreter Ban, BM’de düzenlediği aylık basın toplantısında, Greentree görüşmesinden somut sonuç çıkmamasından hayal kırıklığı duyup duymadığının sorulması üzerine, Greentree’de görüşülen konuların içeriğine ilişkin olarak ”görüşmelerin gizliliği” ilkesi ve Kıbrıs müzakere sürecinin Kıbrıslılar tarafından yürütülen bir süreç olmasından dolayı pek fazla bilgi veremeyeceğini söyledi.

”Görüşmelerin gizliliği” ilkesinin, Kıbrıs müzakere sürecinin ilerlemesine yardımcı olmak açısından önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Ban, bu ilkeye uymaları gerektiğini iki lidere de söylediğini belirtti.

Genel Sekreter şöyle konuştu:

”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı. Ama örneğin yürütmenin seçimi, yani kim başkan ve başkan yardımcısı olacak, dönüşümü nasıl olacak, bu kişiler nasıl seçilecek gibi konular iki tarafın uzlaşmaya varamadığı en önemli ana meseleler, bu konularda henüz uzlaşmaya varamadılar. Masaya pek çok öneri konuldu. Mülkiyet de keza son derece karmaşık bir konu, burada olumlu olan bir nokta mülkiyet konusundaki veri paylaşımını önümüzdeki iki hafta içerisinde yapacaklar ve adanın kuzeyi ile güneyinde bulunan mülkiyetler ile ilgili bir mekanizma bulacaklar.”

Vatandaşlık konusuna gelince iki tarafta da nüfusun arttığına dikkati çeken Ban, ”Mesela kimlere birleşmiş Kıbrıs vatandaşlığı verilecek ya da verilmesi gerek. Bu konular veri paylaşımı yoluyla yapılabilir” dedi. Kendi tavsiyesi üzerine iki tarafın nüfus sayımı yaptıklarını ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafında yapılan nüfus sayımını izlediğini anlatan Ban, ”İki lideri, cesur ve kararlı bir şekilde al-ver sürecine girmeye teşvik ettim” dedi.

İzolasyonlar konusunda ise Kıbrıslı Türkler’in sıkıntıda olduğunu ve zorlukları bulunduğunu belirten Ban şunları söyledi:

”Ne kadar çabuk anlaşmaya varılırsa, insanlar o kadar çabuk sosyal ve ekonomik fırsatlardan yararlanacak. Bu benim amacım ve vizyonum. Greentree’de dostça geçen bir ortamda iyi müzakereler yapıldı. İki lider arasındaki fikir teatileri hep dostane bir havada ve karşılıklı saygı içerisinde yapılıyor. O yüzden iki tarafın Mart ayı sonuna kadar geri kalan konularla ilgili işlerini tamamlamaya devam etmelerini umuyorum. Mart ayı sonunda Kıbrıs özel danışmanım durumu değerlendirecek. Eğer değerlendirmesi olumlu olursa; BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyumlu olması halinde, iki tarafla yapılacak görüşmelerden sonra çok taraflı konferans düzenleme niyetindeyim.”

Genel Sekreter Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın bugün BM Güvenlik Konseyi’ne Greentree görüşmesine ilişkin brifing vermesi bekleniyor.

AA