1.5 milyar dolar vergi ödeyecek!

Bir kere daha “en”ler listesine girecek
İnternetin en popüler sosyal paylaşım sitesiFacebook’un kurucu CEO’su Mark Zuckerberg, bu yıl 1.5 milyar dolar vergi yükümlülüğüyle en çokvergi ödeyenler listesine girecek.

Zuckerberg’in ödeyeceği vergilerin, Facebook’u ilk kurduğundan kendisine verilen hisse opsiyonlarından elde ettiği 5 milyar dolara yakın gelirden kesileceği tahmin ediliyor. 27 yaşındaki kurucunun hisselerini satıp mayıs öncesinde yapılacak halka arzdan önce, vergisini ödemesi bekleniyor.

Zuckerberg’in bugüne kadar hiç hisse satmadığı belirtiliyor.

AA

Google uygulaması AB’yi de huylandırdı!

27 AB ülkesi “Ertele” dedi. Peki Google ne cevap verdi?

Avrupa Birliği’nin veri koruma yetkilileri Google’dan yeni gizlilik politikasını devreye girme tarihini ertelemesini istedi. Yetkililer taleplerini, Google’ın yeni kurallarını inceleyip bunların birliğin veri güvenliği/gizliliği politikalarına ters düşmediğinden emin olmak istemelerine dayandırdı.

Google geçen hafta, email hesapları, arama motoru ve diğer servislerinden elde ettiği kullanıcı datalarını nasıl kullanacağını düzenleyen yeni birgizlilik politikasına geçeceğini duyurmuştu. Dünya çapındaki tüm kullanıcılar için geçerli olacak yeni güvenlik uygulaması için 1 Mart olarak tespit edilen başlangıç tarihi ertelenmek zorunda kalabilir.
Google’ın üst düzey yöneticisi Larry Page’e bir mektup gönderen AB gizlilik yönetmeliğini düzenleyen grubun başkanı Jacob Kohnstamm, Fransa veri koruma birimimin Google’ın yeni gizlilik politikası ve bunun AB vatandaşlarını nasıl etkileyeceğine dair bir soruşturma başlattığını bildirdi.

Dün gönderilen ve bugün yayınlanan mektupta “Yeni kurallar devreye girmeden önce kısa bir süre beklenmesini talep ediyoruz. Google’ın kişisel verilerin gizliliği ve güvenliği konusundaki kararlılığından ve yeni kuralların AB vatandaşlarını nasıl etkileyeceğinden emin olmak zorundayız. Bizim soruşturmamız sona erene kadar yeni uygulamanın ertelenmesini istiyoruz” dendi.

Google bu talebe cevaben yaptığı  açıklamada yeni gizlilik politikasını duyurmadan önce tüm veri güvenliği birimlerini bilgilendirdiklerini ve hiçbirinden olumsuz veya endişeli bir geri dönüş almadıklarını söyledi. Gönderilen cevapta “Uygulamayı geciktirmek ciddi bir sıkıntıya yol açar” denildi. Google, açıklamada ek olarak amaçlarını 60′dan fazla uygulamanın sahip olduğu pek çok ayrı gizlilik ve güvenlik kurallarını tek çatı altında toplayarak kullanıcı için daha kolay anlaşılır ve prtatik hale getirmek olduğu belirtildi.

Kohnstamm adına açıklama yapan sözcüsü, soruşturmalarının ne kadar süreceği ve bunun belirli bir noktayla ilgili endişeye dayanıp dayanmadığı sorularına cevap vermedi.

 

GOOGLE’IN TÜRKİYE’YE ÖZEL AÇIKLAMASI
Google’ın yeni gizlilik politikası ile ilgili endişelerin artması üzerine sadece davetli Türk habercilerin katıldığı online bir görüşme düzenledi. Görüşmede Türkiye’ye özel açıklamalarda bulunan GoogleBirleşik Krallık Gizlilik Yönetimi Müdürü Anthony House (Google Privacy Communications and Policy Manager), amaçlarının sundukları tüm hizmetlerin kullanıcılar tarafından çok daha kolay ve etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak olarak belirtti.

AA

Dışarıdan göründüğü gibi değilmiş!

Uzayın, Güneş Sistemi’nin iç ve dış kısımlarında farklılıklar belirlendi

Uzayda incelemelerini sürdüren NASA’ya ait ikiuzay aracının gönderdiği veriler, uzayın, GüneşSistemi’nin içindeki bölgesiyle, dış kısmında kalan bölgesinin yapısını oluşturan materyalde farklılıklar bulunduğunu ortaya çıkardı.

Farklılılardan birinin her iki bölgede saptanan oksijen miktarında görüldüğünü belirten bilimadamları, uzayın Güneş Sistemi içindeki kısmındaki serbestçe yüzen oksijen atomlarının, dışarıda kalan kısmındakinden daha fazla olduğunun saptandığını belirtti.

Bu durumun beklenenden değişik ve tuhaf bulduklarını kaydeden bilimadamları bunun, toz ve buz içinde saklı bulunan hayatın oluşmasına destek verici özelliği bulunan bir elementin varlığına işaret edebileceğine dikkati çekti.

Sözkonusu farklılıklar, kısaca Ibex adı verilen ”Interstellar Boundary Explorer” (Yıldızlar Arası Sınır Kaşifi) adlı uzay aracıyla Voyager adlı uzayaracının gönderdiği verilerin kıyaslanması sonucu ortaya çıktı.

Ibex uzay aracı güneş rüzgarının, yıldızlar arası uzaydaki soğuk gazlarla çakıştığı sınırda bilimsel çalışmalar yapmak amacıyla NASA’da tarafından 2008′de uzaya fırlatılmıştı.

Güneş’in en üst katmanından yeralan korona adlı tabakadan uzaya sürekli olarak akan parçacıklara güneş rüzgarı adı veriliyor. Güneş rüzgarı özellikle elektron ve protonlardan oluşan, plazma halindeki yüklü parçacıklardan oluşuyor.

Dünya’nın 321 bin 854 kilometre uzağında çalışmalarını sürdüren, kısaca İbex adı verilen uzay aracı, Güneş Sistemi’ne giren nötr parçacıkların belirliyor ve dağılım haritasını çıkarıyor.

Güneş ve diğer gezgenleri adeta koruyucu bir kabarcık gibi saran atmosfer, tehlikeli kozmik radyasyonun sızmasını önlüyor ancak nötr parçacıklar bu tabakayı aşarak Güneş Sistemine girebiliyor.

Uzaya 1977′de gönderilen Voyager uzay aracı ise Güneş Sistemi’nin sınırlarındaki incelemelerini 2004 yılından beri sürdürüyor.

AA

Sanal polis devriyede

İnternette gün boyu aralıksız sanal devriye görevini yürüten polisler, sanal ortamda işlenen suçları takip ediyor

İnternette gün boyu aralıksız sanal devriye görevi yürüten polisler, sanal ortamda işlenen suçları takip ediyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Sürel, yaptığı açıklamada, 30 milyonun üzerinde kişinin internet kullandığını belirterek, teknolojinin doğru ve güvenli kullanıldığı takdirde fayda sağladığını, yanlış veya kötü amaçlı kullanıldığında ise insanlığa zarar verdiğini bildirdi.

Bilişim Suçları Büro Amirliğinin, Asayiş Şube Müdürlüğünün çalışma alanına giren bilişim yoluyla işlenen suç türlerinin soruşturmasını yaptığını ifade eden Sürel, şunları kaydetti:

”İnternet ortamında 24 saat sanal devriye yapan görevlilerimiz var. Suça karışan kişileri yakalamakla görevli dışarıda görev alan ekiplerimiz, şüphelilerden elde edilen delillerin (CD, DVD, flash bellek, harici disk, hard disk, cep telefonu ve dijital verileri barındıran her türlü cihazlar) incelendiği dijital delil inceleme laboratuvarımız, teknik inceleme yapan ve bilirkişi raporu düzenleyen görevlilerimiz, tahkikatta çalışan görevlilerimiz olmak üzere büro amiri Koray Erşin’le birlikte konusuna hakim ve tecrübeli toplam 36 personelle çalışıyoruz.”

Sürel, Bilişim Yoluyla İşlenen Suçlar Büro Amirliğinin 2010 ve 2011 yıllarındaki istatistiklerine ilişkin ”Sosyal paylaşım sitelerine ilişkin 2010 yılında çeşitli konularda 2 bin 606 şikayet alındı. Geçen yıl ise 3 bin 744 şikayet aldık” dedi.

BİLİŞİM SUÇU TÜRLERİ
Sürel, internet konusunda büro amirliğine en çok şikayet gelen suç türlerini ise şöyle sıraladı:

”-Tehdit; internetten, sosyal paylaşım sitelerinden ya da mail yoluyla kişinin kendisine veya yakınına, hayatına veya vücut dokunulmazlığı veya cinsel dokunulmazlığına zarar verecek şekilde yapılan saldırılar.

-Şantaj; internetten tanışarak güven telkin ettikten sonra karşısındaki kişinin özel hayatına ait bilgi veya görüntülerini alarak bunları başkalarıyla paylaşacağını söyleyerek para veya menfaat talebinde bulunmak.

-Hakaret; sosyal paylaşım sitesinden ya da e-mail yoluyla kişileri başkalarına karşı onur kırıcı, küçük düşürücü ifadelerle şeref ve saygınlığına saldırı yapmak.

-Çocukların cinsel istismarı; internet üzerinden çocukları değişik vaatler veya şantaj yoluyla kandırarak cinsel istismarda bulunmak.

-Müstehcenlik; cinsel içerikli müstehcen görüntü veya yazıları çocuklara göstermek, okutmak, yaymak veya kullanımını sağlamak ve çocukları bu suçlarda kullanmak.

-Fuhuş; internet üzerinden fuhşa aracılık etmek, teşvik etmek veya suçu kolaylaştırmak.

-Kumar oynanması için imkan sağlama; internetten yasal olmaksızın bahis ve kumar sitesi oluşturmak.

-Dolandırıcılık; internet üzerinde kendini farklı meslekten veya kişilikten tanıtarak tanıştığı kişilere evlilik vaadinde bulunarak kandırma veya menfaat sağlamak, güvenli olamayan sitelerden ürün satışı yaparak parayı aldıktan sonra ortadan kaybolmak, ürün satışı adı altında kaparo alarak ortadan kaybolmak, çalıntı malı internet üzerinde çok ucuz fiyata satmak, banka hesap bilgilerini ve şifrelerini ele geçirerek hesabını boşaltmak, kredi kart bilgilerini ele geçirip para çekmek.

-Kişisel verileri kaydetmek ve kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde başkalarına vermek.

-Başkasına ait profil oluşturarak elektronik mail adresi almak ve bu kişiler adına başkalarına küfürlü mesajlar göndermek, özel hayatına ait görüntü ve fotoğraf yayımlamak.”

-Güvenli internet kullanımı-

”Suçluların birçoğu gerçek hayatta yapamayacağı suçları sanal alemde yapmaya çalışıyor” diyen Sürel, güvenli internet kullanımı için ise şu önerilerde bulundu:

”İnternete bağlanırken kablosuz modem kullanıyorsak mutlaka şifrelemeli ve hatta mac adresi filtresini etkinleştirmeliyiz. Yani modemden yalnızca izin verilen mac adresine sahip bilgisayarlar internete bağlanacaktır. Bilgisayarlarımızı dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korumak için lisanslı işletim sistemi ve güncel virüs programı kullanmalıyız. Sanal arkadaşlık veya dosya paylaşımı gibi üyelik isteyen sitelerde kimlik numarası veya anne kızlık soyadı gibi kişisel bilgileri paylaşmamalıyız. Sanal ortamda kullanılan şifrelerin tahmini zor şifrelerden seçmeliyiz. Doğum tarihi ya da sıralı rakamlardan oluşan şifreler kolaylıkla ele geçiriliyor. Şifreleri zaman zaman değiştirmeli ve aynı şifreyi birden fazla sitede kullanmamalıyız. Virüs barındıran sitelere, özellikle cinsel içerikli sitelere çok fazla girilmemeli. Virüslerin yapılma amacı kişisel verilere erişim, reklam geliri elde etmek, sanal diğer ortamlara saldırı yapmak içindir.

İnternet üzerinden alışveriş yapacaksak güvenilirliği tescillenmiş sitelerden alışveriş yapmalıyız. İnternet kullanan çocuklarımızı kontrol altında tutmalıyız ve sık sık denetlemeliyiz. Çocukların internette kimlerle konuştuğu veya mailleştiklerini sık sık kontrol etmeliyiz. Çocuk istismarcıları, çocukların çok kullandığı oyun siteleri veya sosyal paylaşım sitelerine uğramakta ve kendilerini de çocuk olarak tanıtıp ahlaksız tekliflerde bulunarak kandırabilmekte ya da kötü alışkanlıklar aşılamaktadır. Çocukların gerek fiziki, gerekse psikolojik gelişimini göz önünde bulundurarak, internette çocukların yaşına uygun olacak kullanım süreleri belirlemeliyiz.”

SANAL DÜNYADA İŞLENEN SUÇUN DELİLİ
İnternet kullanıcılarının artmasıyla bilişim yoluyla işlenen suçlarda da artış olduğunu belirten Sürel, ”Bunun nedeni ise gerçek hayatta suç işlemenin riskli ama sanal hayatta daha kolay olması, kısa yoldan para kazanma hırsı, psikolojik rahatsızlıklar ve kanunda cezasının olmadığı varsayımı olarak sıralayabiliriz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; gerçek hayatta işlenen her bir suç için olay yerinde suçluya ait mutlaka bir iz veya delil olduğu gibi sanal alemde de işlenen her suç mutlaka bir delil bırakır. Ortam sanal olsa bile işlenen suç gerçektir. Kanunu bilmemek de mazeret değildir” dedi.

SANAL ALEMİN MAĞDUR ÜNLÜLERİ
Sürel, geçen yıl sanal alemden şikayetçi olan ünlülere ilişkin şu bilgileri verdi:

”-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Erol Köse’ye sosyal paylaşım sitesi üzerinden hakaret yapıldığına dair soruşturma aydınlatıldı, şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.

-Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ömer Zülfü Livaneli’ye sosyal paylaşım sitesinde meçhul bir profilden hakaret edilmesiyle ilgili soruşturma halen devam ediyor.

-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seda Sayan ve Hülya Avşar’ın kendilerine hakaret edildiği yönündeki şikayetleri de aydınlatıldı.

-Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ümran Erler’in elektronik posta ve profillerini ele geçiren şüpheli belirlendi ve hakkında yasal işlem yapıldı.

-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seyhan Soylu’nun hakaret şikayeti de aydınlatıldı.”

AA

 

“Tek başına FATİH Projesi yeter”

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım: Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini belirterek, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir” dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Fransız Senatosunun kararına değinerek, ”Fransa’nın akla ziyan, böyle bir kararı almış olması, bizi bağlamaz. Biz bu karara karşı bundan böyle Fransız kalmaya devam edeceğiz. Bu bir soykırım yasası değil, bu bir soyukırık anlayışın ortaya koyduğu bir karardır” dedi.

Türkiye’nin, tarihinin bütün değerlerine sahip çıktığını, tarihini her zaman değerlendirmeye ve tarihiyle her zaman yüzleşmeye hazır olduğunu kaydeden Yıldırım, ”Ancak bunun aksini iddia edenler, kendi tarihleriyle yüzleşmeye bizim kadar cesaret edemezler. Bir kere bu sayfa açıldı mı, bu sayfayı herkes için açma zamanı geldi demektir. Bunun getireceği sonuçlar, bizden daha fazla bu girişimler içinde bulunanları da zora sokacaktır” diye konuştu.

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞMEYE YAPILAN YATIRIMLAR
Yıldırım, ulaştırma ve haberleşmeye son 9 yılda yapılan yatırımlar 123 milyar lira olduğunu kaydederek, emeklilere 1 yılda 100 milyar lira ödendiğini, ulaştırma ve haberleşmeye, 1 yıllık emekli ödemelerinin üzerinde yatırım yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin bilgi toplumuna erişmesi için tek başına FATİH Projesinin yeteceğini dile getiren Yıldırım, ”Bu, Türkiye’nin bilişim, bilgi toplumuna dönüşüm projesidir. Yerli üretimi, hem yazılımda hem donamımda artıracak şartlar oluşuyor” dedi.

Yıldırım, İstanbul’da havaalanı, üçüncü köprü, otoyol, Kanal İstanbul gibi büyük projelerin hayata geçmeye başladığını söyledi.

Konuşmasının ardından üyelerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, üyelerin Yeni Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin şikayetler üzerine, ”Türk Ticaret Kanunu çıksın diye başımızın etini yediniz. Kanun çıkınca kıyamet kopuyor, anlamıyorum bu işi. Bunların çıkmasını isteyen sizin sivil toplum örgütleriniz. Bakmadınız mı o kanuna? Bu, teknik bir kanun” dedi.

Yıldırım, altyapı yatırımlarında yerli katkının artması için inisiyatif kullandıklarını ancak burada zorluklar olduğunu dile getirerek, zorlukların geçmişten gelen alışkanlıklar olduğunu, yabancı ürünlere daha fazla itibar edildiğini kaydetti.

Bu arada, Binali Yıldırım, konuşması sırasında, kendisini telefonla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aradığını söyledi. Yıldırım, kürsüden ayrılmadan Başbakan Erdoğan ile telefonla görüştü. Görüşmesinin ardından Yıldırım, Başbakan Erdoğan’ın selamını İSO üyelerine iletti.

AA

Hedef Nobel!

IROST’un Uluslararası Harezmi Ödülü’ne layık görülen ilk Türk bilim adamı

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, hücredeki iyon kanalları üzerine yaptığı araştırmasıyla İran Bilim ve Teknoloji Bakanlığına bağlı İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Örgütü (IROST) tarafından verilen Uluslararası Harezmi Ödülü’ne (Khwarizmi International Award) layık görülen ilk Türk bilim adamı olmayı başardı.

Prof. Dr. Nazıroğlu, yaptığı açıklamada, 2002 yılında ABD’de düzenlenen bir kongrede Genç Araştırmacı Ödülü’nü, 2006 yılında da TÜBİTAK Teşvik Ödülü aldığını, bu ödüllerden cesaretlenerek son 3 yıldır İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Örgütünün matematik ve astronomi bilgini Harezmi adına verdiği ödül için başvuruda bulunduğunu anlattı.

IROST’un Harezmi anısına 25 yıldır ödül töreni düzenlendiğini belirten Nazıroğlu, ”Her yıl yurt dışından 4 ülkenin bilim adamına ödül veriliyor. Başvurular tüm alanlarda yapılıyor. 3 yıldır başvuruyordum ve bu yıl ödüle layık görüldüm. Ülkemizden 25 yıldır bu ödül için başvurular olmasına rağmen ilk kez Türk araştırmacı olarak bu ödüle layık görülmem beni onurlandırdı. Bundan sonraki hedefimiz Nobel ödülünü almak” dedi.

Ödülünü 5 Şubat’ta Tahran’da yapılacak törende alacağını anlatan Prof. Dr. Nazıroğlu, Törene İran Cumhurbaşkanı’nın yanı sıra çok sayıda araştırmacının da katılacağını söyledi. Nazıroğlu, ”Bu ödül için geçen yıl 48 ülkeden 180 başvuru yapıldı ve 4 ülke ödüle layık görüldü. Ülkemiz adına ilk defa böyle bir ödüle layık görülmenin mutluluğunu yaşıyorum. Yaptığımız araştırma ve çalışmalarla daNobel yolunda adım adım ilerliyoruz” diye konuştu.

ÖDÜL GETİREN ÇALIŞMA
Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, hücredeki iyon kanalları üzerine yaptıkları araştırmanın ödüle layık görüldüğünü söyledi. 

Araştırmalarda stresin iyon kanallarına zarar verdiğini ve kanalları açtığını gözlemlediklerini anlatan Nazıroğlu, bu durumda fazla miktarda kalsiyum iyonunun hücrenin içine girerek, hücrenin sağlıklı çalışmasını engellediğini tespit ettiklerini kaydetti.

İyon kanallarını hücre zarında bulunan kapılara benzeten Nazıroğlu, şöyle konuştu:

”Bu kapı bozulursa veya sızdırma yaparsa, hücrenin dışında içine kıyasla 20 bin misli fazla bulunan kalsiyum iyonu, hücre içine sızmaya başlar. Bu iyonların hücreye saniyelerle ifade edilen zaman diliminde girmesi ve çıkması gerekiyor ki bizler konuşalım, düşünelim ve hayati faaliyetlerimizi sürdürelim. İyon kanalları sızdıracak ya da tamamen bozulacak olursa kanser, şeker hastalığı, kalp hastalığı, nörolojik hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabilir.”

Araştırmalarında dünyada ilk kez bultation isimli kimyasalın iyon kanallarını kapatıcı özelliğini tespit ettiklerini de vurgulayan Prof. Dr. Nazıroğlu, ”Günümüzde kullanılan ilaçlarla yüzde 40-50 oranında tedavi imkanı sağlanmaktadır. Çünkü hiçbir ilaç açık kalsiyum kanallarını bloke edememektedir. Bunun nedeni bu kanalları neyin açıp neyin kapattığı bilinmemesiydi. Biz yapmış olduğumuz çalışmayla, stresin bu kanalları açtığını ve bultation isimli kimyasalın da kanalları kapatıcı özelliğinin olduğunu ispatladık” dedi.

AA

Münasebetsiz reklâmlara neşter!

Reklam sms’leri, spam emailler, pazarlama fakslarına elveda!

Uzun zamandır  görüşülmesi beklenen kanun tasarılarından biri olan Elektronik Haberleşme Kanun tasarısı yarın görüşmeye açılıyor.

TBMM Sanayi Ticaret Komisyonunda 18 Ocak günü (yarın) görüşülecek olan Elektronik Haberleşme Kanun tasarısı ile, kullanıcılara önceden izin almadan, SMS ve e-posta atılamayacak. Bu tür faaliyetler için kişiden yazılı ya da elektronik ortamda onay olacak. Alıcılar bu iletileri hiçbir gerekçe göstermeden ret hakkına da sahip olacak.
 

FAKS DA KAPSAMDA
Mevcut Elektronik Ticaret Kanununda bu tür faaliyetlerde izin şartı olmadığı için, firmalar, bankalar, telefon şirketleri hatta memba suyu satıcıları bile SMS, e-posta ve sesli mesaj gönderiyor. Yasa yürürlüğe girince, otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi yöntemlerle, pazarlama, reklâm ya da siyasi propaganda gibi istek dışı haberleşme yapılamayacak.

Yasaya uymayanlara 10.000 TL’ye kadar para cezası verilecek.

Tasarının gerekçesinde ‘’Dünyada istek dışı haberleşme konusunda; alıcının ilk e-postadan sonra reddetme hakkı olan “opt-out” ve elektronik iletilerin ilkinde dahi önceden izin alma şartı getiren ve “opt-in” sistemi olarak adlandırılan iki farklı düzenleme bulunmaktadır. Türkiye’de önceden izin alma yöntemi getirilmektedir.‘’ denildi.

 

AA

İsviçre çakısı kendini aştı!

Meşhur çakıya veri depolama odaklı çakı serisine depolama alanı 1 TB’a kadar çıkan taşınabilir hafıza eklendi

Dünyanın yüksek kapasiteli en küçük SSD’si olduğu iddia edilen bellek, tek bir konektörle eSATA II / III ve USB 2.0 / 3.0 bağlantı noktalarını kullanarak veri transferi yapabiliyor. Ntvmsnbc’nin haberine göre Victorinox SSD aynı zamanda dünyanın ilk e-ink tabanlı 96×48 Bi-Stable ekrana sahip belleği olma unvanına da sahip. Bu ekran üzerinde belleğin hangi arayüzle bilgisayara bağlandığı ve içindeki boş depolama alanı görüntülenebiliyor.

220 MB/s okuma, 150 MB/s yazma hızına kadar çıkabilen çakı/bellek, içindeki verileri yazılımsal ve donanımsal olarak 256-bit AES şifrelemeyle koruyor.

400 DOLARDAN BAŞLIYOR 
İçinde bulunan Victorinox’a özel güvenlik yazılımı veri yedekleme, gizli internet gezintisi yapma ve yer imleri ile şifrelerin güvenli bir şekilde senkronizasyonunu yapmak için kullanılabiliyor.

Hafıza seçenekleri 64 GB’tan başlayıp 1 TB’a kadar çıkan Victorinox SSD’lerin fiyat aralığının 400 ile 3.000 dolar arasında olması bekleniyor.

AA

Hindistan bilişim dünyasına savaş açtı

Hindistan, kutsal değerlerine hakaret edildiği için bilişim dünyasının devleriyle davalık oldu

Hindistan, aralarında Facebook, Google veYahoo’nun da bulunduğu 21 sosyal paylaşım siteleri hakkında “ülke liderleri ve dini figürlerle ilgili hakaret içeren materyalleri kaldırmayı kabul etmedikleri için” dava açtı.
Hindistan hükümeti, Başbakan Manmohan Singh ve iktidardaki Kongre Partisi lideri Sonia Gandhi ile ülkedeki önemli dinlerin kutsal saydıkları figürler ile ilgili hakaret içeren materyallerden rahatsız. Hakaret içeren resimler arasında Müslümanların kutsal topraklarının da yer aldığı ifade ediliyor.
Hindistan hükümeti, Yeni Delhi mahkemesine dava için yeterli belge olduğunu söylerken, 21 sosyal paylaşım sitesi hakkında “sınıflar arasında nefreti yaymak ve milli bütünlüğe önyargı oluşturmak” suçundan dava açıldı.
Hindiatan’ın Press Trust of India haber ajansı, dava açılan 21 site arasında Google, Facebook,Yahoo ve Microsoft gibi dünyaca ünlü şirketler olduğunu açıkladı.
Dava açılmasında sonra söz konusu sitelerden henüz bir açıklama yapılmazken, Facebookgeçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, “nefret, tehdit ve şiddet ile çıplaklık içeren” materyalleri sileceğini bildirmişti.

 

AA

7 milyar dolarlık mobil ödeme hacmi var!

PayPal CES’te 2012 yılı için mobil tahminlerini 2 katına çıkardı

ABD’nin Nevada eyaletindeki Las Vegas kentinde devam eden Dünya Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES)
PayPal Mobil Başkan Yardımcısı David Marcusyaptığı konuşmada önemli bir öngörüde bulundu. Marcus CES’teki konuşmasında 2012 yılı için mobil tahminlerini 2 katına çıkarak 7 milyar dolara ulaşacağını söyledi.

David Marcus’un açıklamaları şöyle:

Bugün CES’te eBay CEO’su John Donahoe yaptığı açıklamada; PayPal’in 2012 yılında 7 Milyar Dolarlıkmobil ödeme hacmine ulaşacağımızı belirtti. Dün katıldığım Mobil Ödemeler Paneli’nde PayPal’ın 2011’de beklentilerini aşarak 4 Milyar Dolarlık birmobil ödeme hacmi yakaladığını duyurdum. Bu rakam 1,5 Milyar Dolarlık 2011 tahminimiz ve 2010’daki 750 Milyon Dolarlık ödeme hacminin çok üstünde.

Mobil uyumlu ödeme akışlarımızın başarısı ve tüketicinin mobil alışverişe hızlı artan ilgisi bu büyümenin mimarı oldular. Düzenli mobil alışveriş yapan PayPal kullanıcılarının sayısı Haziran ayından bugüne 8 milyon’dan 17 milyona yükseldi. Tabletler bu artan ilgide büyük rol oynamaya devam ediyor.  IBM’in verilerine göre; geçtiğimiz tatil sezonunda tüm kullanıcıların %75’i tabletlerini kullanarak alışveriş yaptı. Bu alışverişin büyük bir kısmı iPad üzerinden gerçekleşti.

SATICILAR MOBİL ÖDEMEYİ TERCİH EDİYOR
PayPal’da birçok satıcının da 2011’de mobil ticarete yöneldiğini gördük. Starbucks, Pizza Express, Yonder ve Fandango gibi şirketler PayPal ile işbirliği yaptılar ve müşterileri için inanılmaz alışveriş deneyimleri yarattılar. Müşteriler kasada cep telefonlarının tarama özelliğini kullanarak ya da sıra beklemeden doğrudan cep telefonlarıyla ödeme yapabildiler.

OFFLINE ÖDEME DEVRİ
Online ve offline dünya arasındaki sınır bulanıklaşıyor ve tüketici için yeni bir satın alma norm’u yaratıyor. Bu yeni norm çok özel kolaylıklar sağlıyor. Artık alışveriş deneyimi tüketicinin bir masaüstü bilgisayarın arkasında, mobil cihazda ya da mağazada olmasından bağımsız, her zaman, her yerde ve her şekilde gerçekleşebiliyor. PayPal’in daha güvenli ve kullanımı kolay platformlarıyla yeni nesil ticareti yönlendiriyoruz ve tüketiciler ne zaman, nerede ve nasıl alışveriş yapmak isterlerse istesinler her kanalda benzersiz bir alışveriş tecrübesi yaşatıyoruz.

 

AA