Bu mekan erkeklere yasak!

Dünyanın ilk kadınlara özel internet kafesi açıldı. Kafenin yeri ise pek şaşırtıcı olmadı…

Kadınlara yardım amaçlı kurulmuş özel bir organizasyon, dünyanın ilk kadınlara özel internet kafesini Kabil’de açtı. Afganistan’ın başkentinde hizmete giren kafe böylece, dini ve örfi yasaklar nedeniyle bu tür yerlere gidemeyen kadınlara bir parça özgürlük sağlamış oldu.

Alışılmış internet kafelerin aksine bu kafede oldukça feminen bir hava hakim. Yastıklar, yumuşak döşemeler kullanılan mekanda masaüstü yerine dizüstü bilgisayarlara yer verilmiş.  Çok büyük olmayan kafedeki tüm techizat ve ekipmanlar farklı organizasyonlar ve şirketler tarafından bağışlanmış. Kafede internet kullanım ücreti olabildiğince düşük tutulmuş ki daha çok kadın internet kullanımına heves etsin.

 

AA

Türkiye’de internet 19’uncu yılını kutluyor

Geleceğin interneti nasıl olacak?

Türkiye’de toplam internet kullanıcısının 35 milyonu aştığını belirten TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, “Türkiye’nin internet kullanımında 19 yılda kat ettiği süreç sadece bir başlangıç. Bugün temel ses ve veri iletişiminin yüzde 40’ı internetten yapılırken, bu oran 2020’de yüzde 90’lara çıkacak. Bu da fiber internetle mümkün olacak. Gelecek, fiber internette. ” dedi.

Türkiye’nin iletişim ve eğlence şirketi TTNET’in Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, Türkiye’nin internetle tanışmasının 19’uncu yılında, internetin Türkiye’deki gelişimi ve gelecek beklentileriyle ilgili bir açıklama yaptı. Türkiye’nin küresel internet ağına 12 Nisan 1993 yılında TÜBİTAK-ODTÜ işbirliği ile DPT projesi çerçevesinde bağlandığını hatırlatan Tahsin Yılmaz, şunları söyledi: “İlk yıllarda öncelikle üniversiteler internete bağlandı ve internet akademik ortamlarda yaygınlaştırılmaya çalışıldı. 1996 yılında Türkiye’nin internete çıkış hızı 512 Kbps’a çıkarılarak kullanıcılar için internete daha hızlı bir erişim olanağı sağlandı. Türkiye 1998’de kablolu internetle, 2003’te ADSL ile ve 2009 yılında 3G ile tanıştı. İnternet evlerin, ofislerin ve sokakların vazgeçilmezi haline geldi. Bilgi Teknolojileri ve İletişimi Kurumu’nun (BTK) verilerine göre Türkiye, ADSL ile tanıştığı 2003 yılı sonunda 18 bin 604 olan genişbant internet abone sayısı, 2011 yılı dördüncü çeyrek itibarıyla 755 kat artışla 14.12 milyona ulaştı.

 

 

AA

İşte yeni Linea

Tofaş Linea, 25 milyon dolarlık yatırımla baştan aşağı yenilendi. Bu yıl 45 bin adet üretilmesi planlanan otomobilde yerlilik oranı yüzde 65′e çıktı
İlk olarak 2007′de yollara çıkan Linea, 25 milyon dolarlık yatırımla yenilendi. Ar-Ge çalışmalarının yüzde 70′i Tofaş tarafından gerçekleştirilen yeni Linea’nın bundan sonraki Ar-Ge sorumluğunu da Tofaş üstlendi. 2012 için mevcut Linea dahil 45 bin adet üretim planlayan Tofaş, 55 tanesi Bursa’da olmak üzere toplamda 108 tedarikçi firmayla çalışıyor. Ortak tasarım dahil birçok alanda işbirliği yapılan tedarikçilerin katkısıyla Linea’da yerlilik oranı yüzde 65 seviyesine çıktı. Linea’nın üretimi için Tofaş Bursa tesislerinde düzenlenen törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Türk işçi ve mühendisinin ürünü olan yeni Linea’nın Türk tüketicisinin ihtiyaçları göz önüne alınarak geliştirildiğini söyledi. Linea’nın bugüne kadar yaklaşık 120 bin adetlik üretim ve 35 bin adetlik ihracat rakamına ulaştığını anlatan Koç, Linea’nın geçen yıl 33 bin adet ile Türkiye’de kendi sınıfının en fazla tercih edilen otomobili olduğunu söyledi.

İLK TÜRKİYE’DE ÜRETİLECEK
Tofaş CEO’su Kamil Başaran ise yeni Linea’nın fırsatları da beraberinde getirdiğini söyledi. Başaran, “Linea’nın Brezilya ve Hindistan’dan önce Türkiye’de üretimine başlanıyor. Hindistan’a Ar-Ge ve parça ihracatı yapmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Makyajlanan Linea’daki tüm değişiklikler Türkiye’deki ekip tarafından gerçekleştirildi. Bu adım bizim ürettiğimiz diğer tüm ürünler için de benzer bir otoriteyi almaya götürecek bir hareket” diye konuştu. Fiat’ın Avrupa, Ortadoğu ve Afrika pazarları için tasarlayacağı araçlarda ortak sorumluluk almak üzere ilke anlaşmasına vardıklarını açıklayan Başaran, bu anlaşmanın Tofaş’ın 2023′te üretimde milyon adetlik hedeflerine ulaşması ile ilgili önemli olduğunu söyledi.

Tofaş, dünyada Ar-Ge harcaması yapan 1000 şirket arasına girdi
Tofaş, dünyada Ar-Ge’ye en fazla yatırım yapan bin arasında yer alan 3 Türk şirketinden biri oldu. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Tofaş’ın 2005-2011 arasında yaklaşık 900 milyon dolarlık Ar-Ge harcaması yaptığını söyledi. Ar-Ge faaliyetleri neticesinde Minicargo, Linea ve Yeni Doblo olmak üzere 3 yeni aracı geliştirip pazara sunduklarını belirten Koç, bu projeler sayesinde, Tofaş’ın Fiat’ın 3 önemli üretim ve Ar-Ge merkezinden biri haline geldiğini ifade etti.

Şartlar gerektirirse yerli motor üretilir
Yerli motor ve şanzıman üretimine ilişkin açıklamalarda bulunan Başaran, “Bu ülkenin gereksinimi olan ve çağrılacağımız her türlü noktada olmak için vizyonumuzu ortaya koyduk. Önümüzdeki dönemde eğer pazar şartları oraya doğru bizi çağıracaksa yerli motor ve şanzıman üretimi, düşünebileceğimiz konulardan biri olabilir” dedi.

Bilgisayarın ‘oda’sı kurulacak!

Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) kurulması için çalışmaların son aşamaya geldiği kaydedildi
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Bilgisayar Mühendisliği Meslek Dalı Ana Komisyonu,Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) kurulması için çalışmaların son aşamaya geldiğini bildirdi.

EMO’dan yapılan yazılı açıklamada, Elektrik Mühendisleri Odası’nın 43. Olağan Genel Kurulu’nda Bilgisayar Mühendisleri Odası kurulmasına yönelik önergenin kabul edilmesinin ardından bilgisayar mühendislerinin TMMOB Genel Kurulu’na hazırlandığı belirtildi.

Türkiye’de 30 yıllık bir geçmişi olan bilgisayar mühendisliğinin, meslek alanı ile ilgili yasal tanımların olmamasının yanı sıra mezun sayısındaki hızlı artışın, bilgisayar mühendislerinin meslek hayatını ve çalışma koşullarını olumsuz etkilediği ifade edilen açıklamada, yıllardır, TMMOB’ye bağlı, EMO çatısı altında çalışmalarını yürüten bilgisayar mühendislerinin, 2011 yılının ortalarından itibaren odalaşma çalışmalarına hız verdiği kaydedildi.

Bilgisayar Mühendisleri Odası Kurulması yönündeki önergenin, 24 Mart 2012 tarihinde EMO Genel Kurulu’na sunulduğu ve yapılan görüşmeler sonucunda bunun oy çokluğu ile kabul edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

”TMMOB’nin toplumcu mühendislik anlayışını bilişim meslek alanına taşıyacak bir Bilgisayar Mühendisleri Odası için atılan bu tarihi adım, bir taraftan da EMO’nun yürütülen çalışmalara dair inancını ve desteğini göstermektedir. Bilgisayar mühendislerinin bu kararlı ve örgütlü çalışmalarının, ayrı bir oda yapısında devam etmesi 31 Mayıs- 1-2-3 Haziran 2012 tarihlerinde gerçekleştirilecek TMMOB Genel Kurulu’nda alınacak nihai karara bağlıdır.”

AA

En büyük teleskop için yarış!

2016′da yapımına başlanacak teleskop, mevcut teleskoplardan 50 kat daha hassas olacak

Avustralya ve Güney Afrika, dünyanın en büyük radyo teleskobuna ev sahipliği yapmak için yarışıyor.

2016′da yapımına başlanacak 2,5 milyar dolarlıkteleskop mevcut teleskoplardan 50 kat hassas ve 10 bin kat daha hızlı olacak.

2024 yılında tam faaliyete geçmesi düşünülen, Square Kilometer Array (Kilometre Kare Dizgesi-SKA) adı verilen teleskobun Güney Afrika’nın Karoo çölüne ya da Avustralya’nın Murchison Radyo Rasathanesine kurulması planlanıyor.

Birleşik derleme alanı bir kilometre karedenoluşacak SKA, merkez çekirdeğinden 5 bin kilometreye yayılabilen, sürekli veri akışı sağlayan 3 bin küçük antene sahip olacak.

Uzayın derinliklerinden saptanacak radyo frekansı sinyalleri yaklaşık 1 milyar kişisel bilgisayar gücündeki süper bilgisayarla işlenecek.

SKA’da 3 tür anten kullanılacak. Birincisi 200-500 Mhz orta frekans, ikincisi 500 Mhz-10 GHz’lik yüksek frekans ve üçüncüsü 70-200 MHz’lik düşük frekansa sahip olacak.

Avustralya ya da Güney Afrika’ya yerleştirilecek SKA’dan alınacak veriler, özetlenerek dünya genelindeki araştırmacılara yollanacak.

SKA ile galaksilerin, karanlık enerjinin, dünya dışı yaşamın ve kara deliklerin oluşumları ve gelişimleriyle araştırmaların genişletilmesi bekleniyor.

 

 

AA

 

ABD cehennem topunu hazırlıyor

Çeliği bile delip geçebilecek lazer topları dört yıl içinde hazır
ABD Donanması’nın üst düzey yetkilileri, savaş gemilerinde kullanılacak lazer toplarının prototiplerinin dört yıl içinde hazır olacağını belirtti. NTV’nin haberine göre, ABD ordusunun, birkaç ay içinde lazer toplarını inşa edecek silah şirketleriyle masaya oturmaya hazırlandığı ifade edildi.

ABD Donanma Araştırmaları Bürosu’nda (ONR) yeni nesil silahların geliştirilmesinden sorumlu olan Mike Deitchman, Wired dergisine yaptığı açıklamada, “Lazer topları sesten yavaş hareket eden güdümlü füzeleri, hava araçlarını,  sürat teknelerini ve insansız hava araçlarını vurabilecek” dedi.

Lazer toplarının, ray silahıyla beraber gelecek 10 yılın en önemli silahları arasında yer alması bekleniyor. Ancak kısa zaman lazer toplarının gerçeğe dönüştürülmesi için ilk önce kağıt işlerinin halledilmesi gerekiyor. ONR’de lazer teknolojileri üzerinde çalışan Roger McGiness, “Silahı üretecek şirketin lazer için hangi kaynağı kullanacağı önemli… Lazerin kaynağı silahın üretim tarihini iki yıla çekebilir” dedi.

Deitchman prototipin istenen başarıyı göstermesi halinde üretimin 30 ile 60 gün arasında başlayabileceğini öne sürdü. ONR, prototipin üretilmesi için hazırlanacak sözleşmeyi bu yılın sonuna kadar sunmayı planlıyor.

ÇELİĞİ DELİP GEÇECEK
ABD Donanması’nın bilim-kurgu filmlerini anımsatan silahlara düşkünlüğü iki faktöre dayandırılıyor. Birincisi, teknoloji, diğer ise bürokrasi.

Teknoloji açısından bakıldığında, lazer silahları orduya bugüne dek ertelenen veya beklenen başarıyı gösteremeyen birçok projenin yanında, çalıştığı kanıtlanan yeni bir silah kazandıracak. Nisan 2011’de düzenlenen testte, oldukça zayıf bir lazer ışını hizmet dışı bırakılan bir destroyer üzerinde denendi. 15 kilowatt gücündeki lazer, 1,5 kilometre ötede ve hareket halindeki destroyeri vurarak alev almasına, nihayetinde batmasınına neden oldu.

Bürokrasi faktörünün altında ise ONR’nin ölçülebilir, lazer benzeri bir silah üretilmesini başarma amacı yatıyor. Geliştirilmeye çalışılan Free Electron Laser silahı, şu an 14 kilowatt gücünde ışın üretebiliyor. Bu da, aynı yönde ve aynı dalga boyunda yanan 140 ampüle eşdeğer. 100 kilowatt, ordunun kullanmak isteyeceği bir güç olarak kabul edilirken, bir megawatt, bir saniye içinde altı metre kalındığındaki çeliği delebilecek.

KARŞI ÇIKANLAR YOK DEĞİL
Lazer topları ABD Senatosu’nda tartışmalara neden olduğu gibi, InsideDefense.com, silahın gücü konusunda uzlaşmazlık olduğunu önesürdü. ONR, 100 kilowatt gücündeki ışınların kristal veya fiber optik kablolar içinden geçecek şekilde kullanılması gerektiğini savunuyor. Ordu ise silahın bir megawatt güce erişebilecek kapasitede olmasını istiyor.

100 kilowatt gücündeki lazer, bir megawatt’lık lazere kıyasla daha zayıf kalacağı gibi, fiber optik ve kristalle sabitlenmesi birçok dalga boyunda kullanılamayacağı anlamına geliyor. Ancak, daha güçsüz bir lazer silahı çok daha kısa zamanda yapılabilir. Ayrıca, bir megawatt gücünde olması istenen Free Electron Laser silahına kıyasla, 100 megawatt’ın bugün birçok hedefe karşı da etkili olacağı belirtiliyor.

Deitchman, “Kısa dönemde 100 megawatt’lık tek dalga boyundaki lazer ışını istediğimiz sonucu verecektir… Free Electron Laser ise uzun dönemli bir iş” dedi. Deitchman, mevcut savaş gemilerinin bir megawatt gücünde lazer silahına güç sağlayabilecek kapasitede olmadığını, ancak tek dalga boyundaki lazer toplarının gemilere konuşlandırılmasının daha kolay olduğuna dikkat çekti.

MEGAJUL ELEKTROMANYETİK RAY SİLAHI
ABD ve İngiltere’nin geliştirmeye çalıştığı bir diğer büyük silah, hipersonik bir fızla mermisini fırlatanray silahı. 12 metrelik namluya sahip olan silah, mermiyi bir milyon amper gücüyle ateşliyor. Öyle ki, mermi havada ilerlerken alevler saçıyor.

Ray silahları çok uzun menzile sahip oldukları gibi, yüksek patlayıcı taşımaya gerek duymuyor. İngiltere’nin uzay havacılık ve savunma şitrketi BAE Systems tarafından ABD Donanması için geliştirilen 32 MJ LRG (Megajul laboratuar ray silahı), bugün 64 MJ kapasiteye çıkartılmaya çalışılıyor.

AA

 

SAMSUNg 1.0! -

Türk mucitten oldukça ikna edici bir icat!
Samsun’da yaptığı ilginç buluşlarla dikkat çekenMustafa Yiğit, Antalya’da silahlı eylemciyi ikna etmeye çalışırken vurularak şehit olan emniyet müdürü olayından esinlenerek ‘RoboTürk’ ismini verdiği silah kullanabilen bir robot yaptı.
Samsunlu Mustafa Yiğit, sansasyonel icatlarına bir yenisini daha ekledi. Yiğit, Ayakkabı, gömlek, kravat, ceket, şapka ve telefonlara monte edilebilen portatif bir silah geliştirmesinin ardından ilginç bir çalışmaya imza attı. Dünya Mucitleri, Evrensel, Araştırmalar ve Geliştirmeler Derneği Genel Başkanı olan Mustafa Yiğit, ‘RoboTürk’ adını verdiği bir robot geliştirdi. Yiğit, robot için cansız mankenden yararlandı. Uzaktan kumanda ile yönlendirilen robot, üzerine takılan kamerayla ses ve görüntü aktarabiliyor, istenen yöne hareket edebiliyor ve iki eliyle silah kullanabiliyor.

 

AA

 

Harici belleklerinizle vedalaşın!

Dosyaları sakladığımız USB bellek, flash disk ve harici disklerin yerini internet devlerinin “Bulut Depolama Hizmetleri” aldı

Artık, herhangi bir taşıyıcı aygıta gerek duymadan, dosyalarınıza internetin olduğu her yerden erişmek mümkün.

İşte en popüler bulut depolama ürünlerini ve özelliklerini sizler için derledik…

AA

Google milyonları topladı!

İnternet devi, ‘Plus’ ile 100 milyon kullanıcıya ulaştı

Google Plus’ın (Google +) video sohbet uygulaması (Google Hangout) ile Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Google + İçerik Geliştirme Uzmanı Ade Oshineye, 2011’in haziran ayında açılan Google Plus’un 100 milyonluk kullanıcı sayısını geçtiğini söyledi. Oshineye, “Google +, lansmanını yaptığımız günden bugüne 100 milyon kullancıya ulaştı. 50 milyon kişi ise günlük olarak Google +’yı aktif olarak kullanıyor. Bu internet dünyasında var olan platform rakamlarının 3-4 yılda ulaşabildiği bir başarı” diye konuştu. Kullanıcıların Google +’da 3 dakikadan fazla zaman geçirdiğini söyleyen Oshineye, “Mobil üzerinden yapılan ölçümlerde bu rakam 1 saatin üzerine çıkıyor” dedi.

AA

Yeni bir insan türü mü?

Bilim dünyası bu keşifle şokta
Güney Çin’de 11 bin 500 ve 14 bin 500 yıl öncesine dayanan beş kişinin kalıntıları bulundu.

Bilim adamlarının yaptığı incelemeler modern insanla kalıntılar arasında açık farklılıklar olduğunu gösteriyor. Yapılan incelemeler onların ya ayrı bir insan türü olduğunu ya da ilk insan türü olan homo sapienin kalıntıları olabileceğini doğrulayan ayırt edici özellikler ortaya çıktı.

Lakapları “Kızıl geyik mağarası insanları” olan kalıntıların bir süredir Çin koleksiyonunda bulunduğu daha sonra analiz edildiği kaydedildi.

Orta Avrupa’da iskeleti bulunan ve kaba taşçağında yaşamış olan ilkel insanın yaklaşık 30 bin yıl önce öldüğü dikkate alınırsa bu yeni insan türünün bundan kısa bir süre önce ortaya çıktığı tespit ediliyor.

AA