“7 sene önceye kadar erkektim”

27 yılda 1000 erkekle birlikte olduğunu söyleyen kadından şok itiraf

 

İngiltere’de yaşayan Crystal Warren, bir kaç gün önce 27 yılda 1000 erkekle yattığını açıklamış ve bu açıklamalarıyla tüm dünyada ilgi olmuştu. Warren, yine çok ilginç bir itirafla gündeme geldi.

“7 SENE ÖNCEYE KADAR ERKEKTİM”
İngiliz The Sun gazetesine konuşan Crystal Warren, 2005 yılına kadar erkek olduğunu açıkladı.

42 yaşındaki Warren, küçüklüğünden beri kendisini erkek vücuduna hapsedilmiş bir kadın olarak gördüğünü, küçükken gizlice annesinin giysilerini giydiğini söyledi.

 

AA

ABD’den PKK’ya darbe

ABD Hazine Bakanlığı, bazı şahısları PKK adına faaliyetlerinden dolayı Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı olarak ilan etti

ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Mal Kontrol Ofisi (OFAC), Moldova’da ikamet eden Zeyneddin Geleri, Çerkez Akbulut (namı diğer Cernit Murat) ve Ömer Boztepe’yi terör örgütü PKK adına faaliyetlerinden dolayı Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı(SDNT) olarak ilan etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin de yayımladığı ABDHazine Bakanlığı açıklamasına göre, Bakanlığa bağlı Yabancı Mal Kontrol Ofisi (OFAC) Moldova’da ikamet eden şahıslar Zeyneddin Geleri, Çerkez Akbulut (namı diğer Cernit Murat) ve Ömer Boztepe’yi terör örgütü PKK adına faaliyetlerinden dolayı Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı (SDNT) olarak ilan etti. OFAC ayrıca Ömer Geleri ve Romanya’da yerleşik üç şirket hakkında da Zeyneddin Geleri’yle olan bağları ve/veya etkinliklerinden dolayı aynı duyuruyu yaptı.

ABD Hazine Bakanlığı’nın bugünkü duyurusunun, Yabancı Narkotik Elebaşıları Belirleme Yasası (Kingpin Act) gereğince Avrupa’da PKK adına faaliyet gösteren şahıslara ait veya onlar tarafından kontrol edilen varlıklar hakkında verilen ilk karar olduğu belirtiliyor. Bu karar gereğince ABDvatandaşlarının bu şahıslarla finansal ve ticari işlemler yürütmesi yasaklanmış ve şahısların ABD yargı yetkisi bölgesi içinde bulunabilecek bütün mal varlıkları dondurulmuş olduğu bildirildi.

OFAC Direktörü Adam J. Szubin’in karar hakkında şunları söylediği bildirildi:

“Bu karar uluslararası uyuşturucu ticaretinin dünya genelinde terörizmin finansmanı açısından oynadığı önemli role dikkat çekmektedir ve ABD ve müttefiklerinin ulusal güvenliğini tehdit eden yasadışı faaliyetlere bulaşanlar için uyarı niteliği taşımalıdır.”

Duyuruya göre, Zeyneddin Geleri, PKK’nın yüksek kademelerdeki bir mensubu ve Avrupa çapında yasadışı faaliyetler yürütmek amacıyla ithalat ve ihracat şirketlerini kullanan Romanya merkezli uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir firmanın üyesi olarak biliniyor. Geleri’nin ayrıca 2008′in Mart ayında 8.8 milyon dolar değerinde 199 kilo eroin ele geçirilmesiyle ilgili olarak Moldova polisi tarafından aranan ve Cernit Murat olarak da bilinen PKK eylemcisi Çerkez Akbulut’la suç ortaklığı yaptığından şüpheleniliyor. Akbulut’un da Moldova’da PKK’ya destek amaçlı para toplama işinden sorumlu bir PKKeylemcisi olduğu belirtiliyor. Ömer Boztepe’nin ise PKK için faaliyetlerde bulunmakta olduğu ve uyuşturucu kaçakçılığına bulaştığı gerekçesiyle 12 yıl hapse mahkum edildiği için halihazırda kaçak durumunda olduğu bildiriliyor.

ABD Başkanı Barack Obama 2008 yılının Mayıs ayında Elebaşı Yasası gereğince uyuşturucu ve esrar üretimi, taşımacılığı ve kaçakçılığı için 20 yıldır Avrupa yapılanmasını kullanan PKK’yı belli başlı yabancıuyuşturucu kaçakçısı olarak adlandırmıştı. ABD Hazine Bakanlığı aynı yasa gereğince 14 Ekim 2009 ve 20 Nisan 2011 tarihlerinde toplam sekiz PKK liderini uyuşturucu kaçakçısı olarak ilan etmişti. Açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığının PKK’nın en karlı suç faaliyetleri arasında olup, örgüt silah ve malzeme temini için bu yasadışı süreçleri kullandığı belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı 1997 yılında PKK’yı Yabancı Terörist Örgüt ve 2001 yılında da 13224 sayılı Başkanlık Kararı uyarınca Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist olarak ilan etmişti.

ABD Hazine Bakanlığı açıklamasında şunlar da kaydedildi:

“Bugünkü karar Elebaşı Yasası uyarınca belli başlı yabancı uyuşturucu kaçakçıları ve dünya genelindeki örgütlerine karşı halen devam etmekte olan finansal önlemler uygulama çabalarının bir parçasıdır. Bu soruşturmada OFAC Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) ve özellikle DEA’nın Viyana Ülke Ofisi ile yakın çalışma içinde olmuştur. Haziran 2000 tarihinden bu yana ABD Hazine Bakanlığı Elebaşı Yasası uyarınca binden fazla şahıs ve varlık hakkında duyuru yapmıştır. Elebaşı Yasası’nı ihlal cezaları ihlal başına 1.075 milyon dolara kadar çıkabilen sivil cezalardan daha ağır kriminal cezalara kadar uzanabilir. Kurum yetkilileri için 30 yıla kadar hapis ve 5 milyon dolara kadar varan kriminal cezalar söz konusudur. Kurumlar için kriminal cezalar 10 milyon dolara kadar çıkabilir. Diğer şahıslar Elebaşı Yasası’nın kriminal ihlali sebebiyle Birleşik Devletler Kanunnamesi Başlık 18 gereğince 10 yıla kadar hapis ve diğer cezalara çarptırılabilir.”

AA

“İki taraf yakınlaştı”

Ban Ki-mun Greentree’deki Kıbrıs görüşmelerini değerlendirdi

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kıbrısmüzakereleriyle ilgili olarak ”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı” dedi.

Genel Sekreter Ban, BM’de düzenlediği aylık basın toplantısında, Greentree görüşmesinden somut sonuç çıkmamasından hayal kırıklığı duyup duymadığının sorulması üzerine, Greentree’de görüşülen konuların içeriğine ilişkin olarak ”görüşmelerin gizliliği” ilkesi ve Kıbrıs müzakere sürecinin Kıbrıslılar tarafından yürütülen bir süreç olmasından dolayı pek fazla bilgi veremeyeceğini söyledi.

”Görüşmelerin gizliliği” ilkesinin, Kıbrıs müzakere sürecinin ilerlemesine yardımcı olmak açısından önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Ban, bu ilkeye uymaları gerektiğini iki lidere de söylediğini belirtti.

Genel Sekreter şöyle konuştu:

”Benim kolaylaştırıcı rol oynadığım bu son 5 üçlü görüşmede, iki taraf birbirine oldukça yakınlaştı. Ama örneğin yürütmenin seçimi, yani kim başkan ve başkan yardımcısı olacak, dönüşümü nasıl olacak, bu kişiler nasıl seçilecek gibi konular iki tarafın uzlaşmaya varamadığı en önemli ana meseleler, bu konularda henüz uzlaşmaya varamadılar. Masaya pek çok öneri konuldu. Mülkiyet de keza son derece karmaşık bir konu, burada olumlu olan bir nokta mülkiyet konusundaki veri paylaşımını önümüzdeki iki hafta içerisinde yapacaklar ve adanın kuzeyi ile güneyinde bulunan mülkiyetler ile ilgili bir mekanizma bulacaklar.”

Vatandaşlık konusuna gelince iki tarafta da nüfusun arttığına dikkati çeken Ban, ”Mesela kimlere birleşmiş Kıbrıs vatandaşlığı verilecek ya da verilmesi gerek. Bu konular veri paylaşımı yoluyla yapılabilir” dedi. Kendi tavsiyesi üzerine iki tarafın nüfus sayımı yaptıklarını ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafında yapılan nüfus sayımını izlediğini anlatan Ban, ”İki lideri, cesur ve kararlı bir şekilde al-ver sürecine girmeye teşvik ettim” dedi.

İzolasyonlar konusunda ise Kıbrıslı Türkler’in sıkıntıda olduğunu ve zorlukları bulunduğunu belirten Ban şunları söyledi:

”Ne kadar çabuk anlaşmaya varılırsa, insanlar o kadar çabuk sosyal ve ekonomik fırsatlardan yararlanacak. Bu benim amacım ve vizyonum. Greentree’de dostça geçen bir ortamda iyi müzakereler yapıldı. İki lider arasındaki fikir teatileri hep dostane bir havada ve karşılıklı saygı içerisinde yapılıyor. O yüzden iki tarafın Mart ayı sonuna kadar geri kalan konularla ilgili işlerini tamamlamaya devam etmelerini umuyorum. Mart ayı sonunda Kıbrıs özel danışmanım durumu değerlendirecek. Eğer değerlendirmesi olumlu olursa; BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyumlu olması halinde, iki tarafla yapılacak görüşmelerden sonra çok taraflı konferans düzenleme niyetindeyim.”

Genel Sekreter Ban’ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın bugün BM Güvenlik Konseyi’ne Greentree görüşmesine ilişkin brifing vermesi bekleniyor.

AA

10 bin yılan sınırda kıskıvrak yakalandı!

Myanmar’dan Çin’e kaçırılmak üzere 400 sandığa yüklenmiş yılanlardan 50′si kobra çıktı!

Myanmar’da Çin’e kaçırılmak üzere 400 sandığa yüklenmiş yaklaşık 10 bin yılan ele geçirildi. 

Yetkililer, ülkenin ikinci büyük kenti Mandalay yakınlarındaki Pyin Oo Lwin bölgesinde ele geçirilen 9,176 yılandan 50′sinin kobra olduğunu açıkladı. 

Egzotik hayvan türlerinin gıda ve geleneksel tıp sektörlerinde kullanıldığı Asya’da vahşi hayvan kaçakçılığı son derece yaygın. 

Kaç kişinin tutuklandığı ile ilgili bilgi vermeyen yetkililer, tutuklananların Vahşi Hayatın ve Doğal Alanların Korunması Yasası çerçevesinde 5 yıl hapse mahkum edilebileceğini belirtti. 

Ele geçirilen 7 bin zehirli olmayan yılan doğal ortamlarına tekrar bırakılırken engerek ve kobra yılanları ise, zehirlerinin alınması için devlete ait ilaç firmasına gönderildi.

AA

“Adalet ve vicdan kabul etmez”

Dink kararına siyasilerden tepki

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana MilletvekiliÖmer Çelik, Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada verilen cezalarla, “Hrant Dink cinayeti davasında mahkemenin ‘örgüt yok’ demesi kabul edilemez. Adalet ve vicdan kabul etmez bunu” dedi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada mahkemenin, sanıklardan Yasin Hayal’i cinayeti azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıp, sanıklardan Erhan Tuncel’in ise cinayeti azmettirmek iddiasından beraatına karar vermesi ve cinayette örgüt şüphesi görmemesine hükümet kanadından ilk tepki geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, twitter hesabından yaptığı açıklamada, karara tepki göstererek, “Bu kadar organize bir cinayette ‘örgüt ötesi örgüt’ aranması gerekirken, örgüt yok denmesi, kamu vicdanında karşılık bulmadı. Tam tersine çok organize bir örgütün varlığını daha da çıplaklaştırdı” ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik, beraat kararlarının aslında örgütün kaynağının neresi olduğunu gösterdiğini de savunarak, “Ortaya çıkan beraat kararı, örgütün varlığının başladığı yeri gösteren bir işarete dönüştü.Hrant Dink cinayeti davası, adaletin varoluş davasına dönüşüyor” dedi. Adana Milletvekili Ömer Çelik sözlerini ise şu sözlerle noktaladı:

“Hrant, yaşamı gibi vefatından sonra da bu ülkenin adalet arayışına rehberlik ediyor. Karar ne kadar kabul edilmezse; karardan sonra toplumun ‘adaleti sonuna kadar arama’ iradesinin bu derece kuvvetlenmesi ve berraklaşması da o kadar anlamlı.”

BAKAN GÜNAY: VAHİM GELİŞME
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ”Failler ağır cezalara çarptırıldılar, bundan ne ölçüde teselli bulunabilir bilmiyorum. İlk haberlerden izlediğim kadarıyla bütün failler, bu işi örgütlü yapmış olmak suçlamasından beraat ettiler. Bu, vahim bir gelişme” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Ulus’taki binasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Günay,Hrant Dink davasının sonuçlandığını belirterek, şunları söyledi:

”Yargının bu kararı sonuçlandığına göre, eleştirme hakkımız var şu anda. Yargı süreci bu noktada durdu, bundan sonra Yargıtay’a gidecek sanıyorum. Burada örgütlü bir suç olduğu konusunda bir kamu vicdanı hükmü oluşmuştur.

Mahkemenin bu beraat kararını hepimiz dikkatle izleyeceğiz. Burada üstelik belki içine bazı başka mekanizmaları da katan bir örgütlülük olduğu konusunda baştan itibaren hepimizin gözlemleri ve vicdani kanaati var. Bu yüzden bu örgütlü suç kavramından, yasa dışı örgüt üyesi olmaktan beraat ettirilmiş olmalarını çok büyük bir şaşkınlıkla karşıladım, hukukçu sıfatımla söylüyorum. Bu davanın arkasını tabii bütün kamuoyu dikkatle takip edecek, biz de edeceğiz.”

CHP’Lİ SEZGİN TANRIKULU: YARGI VE AK PARTİ SORUMLU
CHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Şunu ifade edebilirim; bu dava bakımından yeni ve eski derin devlet bu cinayetin arkasındaki karanlık güçlerin aydınlatılmaması noktasında tam bir işbirliği içerisinde çalışmışlardır” dedi.

Tanrıkulu, açıklamasında şunları kaydetti:

“Şunu ifade edebilirim; bu dava bakımından yeni ve eski derin devlet bu cinayetin arkasındaki karanlık güçlerin aydınlatılmaması noktasında tam bir işbirliği içerisinde çalışmışlardır. Bu soruşturma boyunca bu cinayeti tasarlanması, gerçekleşmesi ve bugün ilk aşamanın sonuçlanmasına kadar Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarlarında olmuştur. Dolayısıyla bu cinayetin bu şekilde vicdanları tatmin etmeyen bir karar vermesinde yargı kadar Adalet ve Kalkınma Partisi’nde birinci derecede sorumluluğu vardır.

Altını çizerek ifade etmek istiyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi bu kararın ve bu vicdani yükün altında kalacaktır ve bunun suçluluğunu tarih boyunca tanıyacaktır. Zira gerçekten yargı süreci içinde ve dışında bu cinayet şebekesinin aydınlatılmaması noktasında elinden ne geliyorsa yapmış, etkili ve idari soruşturma yapmamıştır. Adli soruşturmanın yürütülmesi noktasında yargıya gerekli desteği vermemiştir. Bu kararın bugün bu şekilde sonuçlanmasında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de birinci derecede sorumluluğu vardır. Bu cinayet toplum tarafından da bilindiği üzere Trabzon’da bir araya gelmiş 3-4 tane gencin bir şekilde karar verip gerçekleştirdikleri bir cinayet değildir, bu şekilde bilinmesi lazım.”

 

AA

İran ABD ile alay ediyor

İran düşürdüğü uçağı isteyen ABD’ye 8 liralık oyuncağını gönderecek

İran devlet radyosu,geçtiğimiz günlerde İrantarafından düşürülen ABD keşif uçağının, oyuncak modelinin, Washington yönetiminin resmi talebine yanıt olarak Beyaz Saray’a gönderileceğini duyurdu.

Radyo, oyuncağın uçağın gerçek büyüklüğünün 80′de biri kadar olacağını, ayrıca modelin İran pazarında yaklaşık 70 bin riyale (8 TL) satılacağını belirtti.

Barack Obama yönetimi, geçen ay İran’ın doğusunda Afganistan sınırına 225 kilometre mesafede düştükten sonra İranlı yetkililer tarafından ele geçirilen RQ-170 tipi keşif uçağının ABD’ye iade edilmesini istemişti.

AA

Defnedileceği yer belli oldu

Vasiyetinde “aile mezarlığı” demişti ancak Denktaş, Cumhuriyet Parkı’nda defnedilecek.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastenesi’nde Cuma gecesi vefat eden KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Lefkoşa’daki Cumhuriyet Parkı’na defnedileceği açıklandı.

KKTC Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ”Bakanlar Kurulu, ailenin talebini de göz önünde bulundurarak, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın naaşının Cumhuriyet Parkına gömülmesine karar vermiştir” denildi. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi karşısında bulunan Cumhuriyet Parkı’nda TMT Anıtı da yer alıyor.

VASİYETİNDE AİLE MEZARLIĞI DEMİŞTİ
Denktaş’ın vasiyetinin, ölünce annesi, babası ve çocuklarının mezarının bulunduğu Lefkoşa Türk Belediyesi mezarlığında bulunan aile mezarlığına defnedilmesi olduğu öğrenildi.

Bakanlar Kurulu’na katılan, Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş, babası Denktaş’ın nereye gömüleceğine ilişkin bir soru üzerine şunları söylemişti:

”Aile yemeklerinde ‘beni oğlumun yanına defnedin’ diye söylerdi. Elbette ailenin büyük bir bölümü de bunu bir vasiyet olarak kabul etti. Ancak bir başka gerçek de Rauf Denktaş’ın tarihe, bu devlete, bu millete malolmuş bir lider olduğudur. Bugün aileyle oturup konuşacağız, neticede bir karar alıp Sayın Başbakan’a bildireceğiz.”

 

AA

Rumlar’dan kurtuldu Türkiye’ye tutuldu!

Suriye’ye silah taşıdığından şüphelenilen Rus gemisi Türk sahil güvenliğince kontrol altına alındı

Reuters’ın haberine göre Rum kesimi tarafından birkaç gün önce Suriye’ye silah götürdüğü şüphesiyle durdurulan fakat AB’nin “El koyun” talimatına rağmen serbest bıraktığı Rus gemisi Chariot’un İskenderun limanına demirlemek için Türkiye sahiline yanaştığını iddia etti.
İsmini vermek istemeyen bazı yetkililere dayandırılan habere göre, İskenderun yakınlarında demir atan Chariot’un güvertesine, İskenderun Limanı’na demirlemeden önce Türk Sahil Güvenlik ve gümrük muhafaza yetkililerince çıkılabilir ve bir kontrol gerçekleşebilir.

Rum Yönetimi geçtiğimiz günlerde Chariot’un güzergahının önce Suriye sonra da Türkiye olduğunu açıklamıştı.

AA

Pakistan’da darbe sesleri

İki gündür yaşanan gelişmeler Pakistan’da her an bir darbenin yaşanabileceği yorumlarına neden oluyor.

Pakistan’da hükümet ile ordu arasında yaşanan gerginlik artık açıktan açığa darbe söylentilerine neden oldu.

Başbakan Yusuf Rıza Gilani’nin, Savunma Bakanı emekli General Naim Halid Lodhi’yi görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle görevden almasıyla başlayan gerilim dün üst düzey komutanların yaptığı toplantıyla yeni bir boyuta taşındı.

“MUHTIRA VERİLDİ”
Toplantı sonrasında generaller, ‘muhtıra’ niteliğinde bir bildiri yayınladı. Ordu Basın Bilgilendirme Merkezi’nden (ISPR) yapılan açıklamada, Lodhi’nin görevden alınmasının “ciddi sonuçlar doğuracağı” belirtildi.

Dün yaşanan bu gelişmelerin ardından darbe söylentileri güçlenirken, bugün yaşananlar “postal sesleri duyuluyor” yorumlarına neden oldu. Önce Pakistan Genelkurmay Başkanı Eşvak Kayhani komutanların bugün yeniden toplantıya çağırdı. Ravalpindi kentindeki yapılacak toplantıda komutanların yönetime el koymaya karar verebileceği konuşuluyor.

İLGİNÇ ZAMANLAMA
Tüm bu yaşananların üstüne Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari bugün Dubai’ye gitti. Zerdari’nin bu ziyareti,  darbe söylentilerinin ayyuka çıkmasına neden oldu. Zerdari geçen ay ordu ile kendisi arasındaki gerilimin yükseldiği sırada hastalığını gerekçe göstererek Dubai’ye gitmiş ve uzun süre burada kalmıştı.

Ziyaretin bir gün olacağı belirtildi ancak eski Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in de şu an Dubai’de yaşıyor oluşu Zerdari’nin gezisinin farklı yorumlanmasına neden oluyor.

 

AA

Kıyamet Saati değişti!

Dünyanın sonunu sembolik olarak gösteren ”Kıyamet Saati”, 1 dakika ileri alındı

ABD’nin Japonya’ya ilk atom bombasını atmasından iki yıl sonra, 1947′de atom bilimcileri tarafından New York’ta oluşturulan ve insanlığın bir felakete ne kadar yakın olduğunu temsil eden ”Kıyamet Saati”, artık geceyarısına 5 dakika kalayı gösteriyor.

Bir grup seçkin bilimadamının kurduğu ve saatin yaratıcısı Atom Bilimcileri Bülteninin başkanı ve George-Mason Üniversitesi bilimadamlarından Allison Macfarlan, iki yıl önce dünya liderlerinin karşı karşıya kalınan tehditlere karşılık verilebileceğini düşündüklerini ancak bu eğilimin devam etmediğini aksine tersine gittiğini belirtti.

Macgarlan, saatin şu anki durumunun 2007′dekiyle aynı olduğunu vurguladı.

Arizona Üniversitesinde fizik profesörü olan, Atom Bilimcileri Bülteninin başkan yardımcılarından Lawrence Krauss da, ”nükleer gücün yayılması, iklim değişikliği, güvenilir ve uzun süreli enerji kaynaklarını bulma gerekliliği konusundaki açık ve yaklaşan tehlikeler nedeniyle yeni ayarlamanın yapıldığını” söyledi.

1947′den beri 19 kez ayarlanan ”Kıyamet Saati” nükleer silahların yayılması ve yasaklanması konusundaki müzakereler, sivil nükleer gücün yayılması, nükleer terörizm tehlikesi ve iklim değişikliğinin dünya için tehdit oluşturması gibi gelişmelere göre ayarlanıyor.

Saat son olarak 2010′da 1 dakika geri alınmıştı.

“Kıyamet Saati”, 1953′te ABD ile Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş’ın kızıştığı dönemde 5 dakika, 2007′de ise nükleer silahların ortaya koyduğu sorunların çözümündeki başarısızlıktan ötürü 2 dakika ileri alınmıştı.

Saat, Sovyetler Birliği’nin dağılması gibi olumlu görülen gelişmelerdeyse geri alınmıştı.

Saati ayarlayan atom bilimcileri kurulunun üyeleri arasında ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de yer aldığı 18 Nobel ödüllü bilimadamı bulunuyor.

AA