Jandarmaya da tuzak kurmuşlar

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde dün iki iş makinesini yakan PKK mensuplarını takip eden jandarma ekipleri, 2 ayrı bölgede patlayıcı madde bularak imha etti.
Doğubeyazıt ilçesi Güngören köyü bölgesinde yol genişletme ve düzeltme çalışması yapan İl Özel İdaresi’ne ait iki greyderin PKK mensuplarınca yakılmasının ardından jandarma ekipleri bölgede geniş çaplı operasyon başlattı.

Yapılan arama tarama çalışmaları sırasında, Doğubeyazıt ilçesi Yaygınyurt köyü yakınlarında askeri birliklere karşı tuzaklanmış stabilize yolun kenarında tahrip gücü çok yüksek miktarda patlayıcı madde bulundu. İlk tuzağın bulunmasının ardından daha dikkatli davranan İl Jandarma
Komutanlığı’na ait ekipler, bu defa doğalgaz boru hattına döşenmiş ikinci tuzağı ortaya çıkardı. İmha edilen iki tuzakta da 20 kilo üzerinde patlayıcı madde bulunduğu öğrenildi. Bulunan patlayıcıların bölgede son yıllarda ele geçirilen en büyük miktarda patlayıcı madde olduğu açıklandı. Bölgede operasyonların sürdüğü bildirildi.

Şırnak’ta kanlı eylem planı

Terör örgütü KCK’nın Şırnak’ta kanlı bir eylem gerçekleştirmek için plan hazırladığı ortaya çıktı.
Terör örgütü KCK bünyesindeki ‘kent meclisleri’ne yönelik 23 Eylül 2011 tarihinde başlatılan Şırnak merkezli soruşturmada gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 45 sanıkla ilgili davanın duruşmasına başlandı. Duruşmada iddianamenin ardından dosyadaki deliler okundu. Sanıkların evlerinde ele geçirilen belgelerde korkunç kanlı planların yapıldığı belirtildi. KCK’nın hayata geçiremediği plan şöyle: “Her yerde canlı kalkanlar duracak, silah eğitimi verilen halk kimlik kontrolü yapıp kendisini savunacak ve gerekirse metropol şehirlerde bile çatışmalara girilecek. Böylece halk savaşı başlamış olacak.”

BDP’li Şırnak’ın Silopi Belediye Başkanı Mehmet Emin Toğurlu’nun tutuklu yargılandığı duruşma Diyarbakır 6′ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Mahkemede iddianamenin okunmasının ardından, sanıklarla ilgili dosyada yer alan delillerin okunmasına geçildi. Sanıklardan Fırat B.’nin Şırnak Eğitim-Sen ve DİSK gibi kurumlarda örgütsel faaliyetlerde bulunduğu belirtildi. Sanık Fırat B.’nin Şırnak’ta yapılan kent meclisi toplantılarından 8 tanesine katıldığı, bu toplantılarda örgütün kırsal alanı ile ilgili sunumlar yaptığı belirtildi. Mahkeme heyetinin okuduğu delillerde sanığın evinde ele geçirilen bir belgede kent meclisi komisyonunda yer alan kişilerin isim listesinin olduğu kaydedildi.

Mahkeme heyeti, farklı sanıkların evlerinde ele geçirilen ve bütün sanıkların mesul olduğu belirtilen bazı belgelerde ise ‘eylemlerin metropol kentlerde olması gerekirse çatışmaya girilmesi’, ‘başkaldırı eylemi yapılarak meşru savunmanın yapılması’, ‘Bunun için canlı kalkan eyleminin her yerde olmasının sağlanması’, ‘KCK komitelerinin geceleri nöbet tutup, kimlik kontrolü yapması’, ‘Halka silah kullanmayı öğrettik, bunu yangınlaştırarak ileride nöbet tutturulması’ gibi maddelerin yer aldığı belirtildi. Mahkemede sanıkların bu yolla halkı devlete karşı ayaklandırarak kanlı bir süreci başlatmayı amaçladıkları belirtildi.

Duruşmada söz alan sanık Fırat B., Kürtçe yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmedi. Sanık, katıldığı toplantıların halk toplantısı olduğunu öne sürdü. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazırlanan iddianamede, KCK’nın devlete alternatif bir yapı oluşturmak için yaptığı çalışmalara şöyle yer vermişti: “Müzahir kitlelerin devlete ihtiyaç duymadan yaşamlarını devam ettirmelerine imk’n verecek diğer bazı yapılanmalar aracılığıyla (güvenlik, sağlık, eğitim, yargı vb.) da isyan bilincinin kuvvetlendirilmeye çalışıldığı, hedefler kapsamında Kent Meclisleri-Kent Konseyleri-İl Konseyleri-İlçe Meclisleri-Mahalle Meclisleri gibi yapılara rollerin verildiği ve tüm yapılanmaların teröristbaşı tarafından verilen ‘özerkliğin fiilen inşa edilmesi’ talimatına uygun bir şekilde hayata geçirilmeye, Mahalle Meclisi Sözleşmesi ile de örgütün mahalli yapılanmasını tanzim etmeyi planlandığı anlaşılmıştır.”

İlk anne astronot İzmir’de

Uzaya 1984′te giden ilk anne olarak tarihe geçen astronot ve NASA’da, Uluslararası Uzay İstasyonu ile eşgüdümü sağlamaktan sorumlu Kapsül İletişimcisi Dr. Anna Lee Fisher, İzmir’deki ‘Uzay Kampı Türkiye’yi ziyaret etti. Kamptaki öğrencilere sunum yapan Fisher, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ çalışmalarını özel sektöre devretmeye hazırlandığını ve daha büyük hedeflere yöneldiklerini anlattı Fischer, “Bir astroide, Ay’a ya da Mars’a insanlı uzay uçuşları için çalışmalara odaklanmış durumdayız. Mars’ta yaşam olduğuna dair güçlü kanıtlar var. Ama karar verebilmek için insanlı uçuş yapmak gerek. Taş, kaya örnekleri alıp analizi yapılmalı. Mars’a yapılacak yolculukta astronotları radyasyondan koruyabilmek ve uzun uçuş yapacak güçte roket gerekiyor. Bunun 2020′li yıllarda gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum. Bir yerlerde mutlaka dünyadakine benzer yaşam koşulları olan bir gezegen vardır” diye konuştu

İran nükleer silah yapmayacak

İsrail’de yayımlanan Haaretz Gazetesi’ne konuşan İsrail Genelkurmay Başkanı Benny Gantz, İran’ın nükleer silah yapacağına inanmadığını söyledi. İran’ın nükleer silah sahibi olmasının bölge ve dünya için olumsuz olacağını söyleyen Gantz, dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in istemesi durumunda İran’ın atom bombası elde etme konusunda ilerleme kaydedeceğini ancak henüz karar alınmadığını söyledi. İran yönetiminin aklı başında insanlardan oluştuğunu anlatan Gantz, uygulanan yaptırımların hem ekonomik hem de diplomatik açıdan meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. Suriye’deki olaylara da değinen Gantz, “Suriye’de ne olacağını bilemem ama Golan tepeleri eskisi kadar sessiz olmayacak” diye konuştu.

BARAK: İRAN KARARSIZ
Savunma Bakanı Ehud Barak ise İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, “İran’ın henüz atom bombası üretme kararı almadığını” söyledi. Barak, yaptırımların etkisiyle ilgili olarak da “Eğer Amerikalılar ve Avrupalılar ile kendileri kararlı olurlarsa, nükleer silah elde etmeden önce İran’ı durdurma şansının bulunduğunu” kaydetti.

Geleneksel Anzak ayini

Çanakkale kara savaşlarında ölen Anzak askerleri, 5 bin kişinin katıldığı şafak ayiniyle anıldı. Avustralya Başbakanı Gillard, “Avustralya’nın ulus bilinci, o gün bu kıyılarda doğmuştur” dedi
Çanakkale Savaşları’nda can veren Anzaklar, binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı’nın katıldığı geleneksel şafak töreniyle anıldı. Anzak Koyu’nda gerçekleştirilen törenlere Avustralya Başbakanı Julia Gillard ve Yeni Zelanda Şavaş Gazileri Bakanı Nathan Guy da katıldı. Günler öncesinden hazırlıkların başladığı Anzak Koyu’na önceki akşam gelen Anzaklar, güvenlik kontrolünden sonra kendileri için oluşturulan alanda konakladı. Yaklaşık 5 bin kişi, yanlarında getirdikleri mat ve tulumların içinde tören saati olan 05.30′u bekledi. Törenin başlangıcında tüm bayraklar her ülkenin kendi kuralları uyarınca indirildi.

’240 GÜNLÜK CEHENNEM…’
Anma törenleri sırasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye bayrakları yat borusunun sesiyle birlikte göndere çekildi ve törenin sonuna kadar gönderde kaldı. Avustralya Başbakanı Julia Gillard törende yaptığı konuşmada tarihi ve zorlu bir toprağa çıkarma yapan Anzak askerlerinin 240 günlük bir cehennemde ölümlüler arasında yeni bir isme sahip olduklarını ifade etti. Anzak askerlerinin Türkiye’deki mevcudiyetlerinin yalnızca görevlerinin bir gereği değil, aynı zamanda vatandaşlıklarının da bir ifadesi olduğunu vurgulayan konuk Başbakan, “Charles Bean bundan etkilendiği için ‘Avustralya’nın ulus bilinci 25 Nisan 1915′de doğmuştur’ demiştir. Burada, bu kıyılarda… Böylesine kayalık, böylesine sert ve böylesine vatandan uzak” dedi.

‘ZAFER MÜMKÜN DEĞİLDİ’
Gelibolu savaşlarında 8 bin 700 Avustralyalı’nın öldüğüne dikkat çeken Başbakan Gillard, Avustralya’nın her on kaybından birinin yarımadanın bu bölgesinde gerçekleştiğini dile getirerek şöyle dedi: “Muharebenin bütününde olduğu gibi, bu arada sırada kazanılan bir başarı hikâyesiydi ama daha çok, büyük bir hayal kırıklığıydı. Buraya bir zaferi kutlamak için gelmedik. Anzakların ve bizleri de tanımlayan değerlerin onuruna geldik. Bu kıyılarda zafer mümkün değildi; Anzakların hiç bir zaman geçemeyecekleri bir sınavdı. Onlar daha büyük ve daha zorlu bir sınavı geçtiler. Sizlerle gurur duyuyoruz. Müteşekkiriz. Ve hiç bir zaman unutmayacağız.” Törenin bitmesinin ardından alanda bulunan Avustralyalılar Lone Pine olarak da bilinen Gelibolu muharebelerinde en çetin çarpışmaların geçtiği Kanlı Sırt’a yürüdü. Avustralyalılar, 4 günde 2 binden fazla kayıp verdikleri Kanlı Sırt’ta dedelerinin mezarlarını ziyaret etti. Yeni Zelandalılar ise atalarının hayatlarını kaybettiği bir diğer alan olan Conk Bayırı’ndaki törenlere katıldı.

11 BİN BİLGİ ÇANTASI…
Bu yılki törenlerde 500′den fazla Türk görev aldı. Ziyaretçilere, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı 11 bin bilgi çantası dağıtıldı. Her üç tören alanında da 255 kimyasal tuvalet ziyaretçilerin hizmetine sunulurken, Ziyaretçilere biyolojik olarak parçalanabilen 12 bin çöp torbası dağıtıldı. Anzak adı, 25 Nisan 1915′te Gelibolu’ya çıkan Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri’nin (Australian and New Zealand Army Corps) kısaltması. Avustralya 8 bin 700′den fazla, yeni Zelanda ise 2 bin 700 askerini kaybetti. Her ikisi de nüfus olarak küçük bu ülkeler için bunlar büyük kayıplardı. Gelibolu’daki ilk çıkarma, 25 Nisan 1915′te şafak vaktinden hemen önce gerçekleşti. Savaş sona erdikten sonra, savaşta hayatını kaybedenleri anmak üzere ‘Şafak Töreni’ yapma geleneği Avustralya ve Yeni Zelanda kültürlerinin bir parçası haline geldi.

Affetmeyen dağda çığ

Milli dağcı Tunç Fındık, “hata affetmeyen zirve” olarak bilinen 8 bin 91 metrelik Annapurna’da atlattığı çığ tehlikesini saniye saniye görüntüledi
Milli dağcı Tunç Fındık, dağcılığın olimpiyatı kabul edilen “14×8000″ yani “8 bin metreden yüksek 14 zirve” projesi kapsamında, Nepal’deki 8 bin 91 metrelik Annapurna Dağı’na tırmanışını sürdürüyor. Zirve yolculuğunu İsveçli Guntis Brands ve İranlı Azim Geichisaz adlı dağcılarla birlikte gerçekleştiren Fındık’ın tırmanışı oldukça zorlu geçiyor. Fındık, “hata affetmeyen zirve” olarak kabul edilen ve bugüne kadar sadece 150 kişinin çıktığı Annapurna’da çığ tehlikesi atlattı. Tırmanışı sırasında 4 bin 200 metrede önünden giden 4 kişilik Meksikalı ekibin çığ altında kalışını fotoğraf makinesiyle saniye saniye görüntüledi. Dağcıların üzerine düşen tonlarca kar kütlesinden şans eseri kimse zarar görmedi. Fındık, mart sonunda başladığı tırmanışını mayıs başında bitirmeyi planlıyor.

Torku Şeker tura hazır

Torku Şekerspor, Ukrayna’da yapılan Grand Prix Yarışları’nda başarılı sonuçlara imza attı.

CUMHURBAŞKANLIĞI Bisiklet Turu’na katılacak olan temsilcimiz Torku Şekerspor, tur öncesinde katıldığı turnuvada önemli başarılara imza attı. Tek günlük Grand Prix yarışlarına katılan Torku Şekerspor, birbirinden ünlü isimlerle verdiği mücadelede podyumun en üst basamağına ulaşarak Tour Of Turkey’e ışık yaktı. Yarış boyunca 2 turda 1 verilen sprint puanları mücadelesinde Torku Şekerspor’dan Yuriy Metlushenko en fazla puanı toplayarak sprint puanı sıralamasında podyumun birincilik basamağına adım attı. 1650 metrelik parkurda 36 tur boyunca mücadele veren Torku Şekerspor Ukrayna’dan profesyonel takımlarında olduğu yarıştan önemli dereceler elde ederek, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na hazır bir görüntü verdi.

Fırtına ekili araziye büyük zarar verdi!

Geçtiğimiz günlerde günü Konya’yı etkisi altına alan kum fırtınası ekili alanlara büyük zarar verdi. Özellikle Ankara Yolu çevresindeki ekili alanlara büyük zarar veren kum fırtınası, mahsulleri yerinden sökerek adeta tarlaları boş bıraktı.

HAFTA içerisinde Konya’da adeta felakete neden olan fırtına ekili alanlara da büyük zarar verdi.

Konya çiftçisi fırtınanın verdiği zararla ilgili bir hasar tespit komisyonu kurularak acilen harekete geçilmesini istiyor. Konya Merkez Ziraat Odası ve Konya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Faruk Çöklü, özellikle Ankara Yolu istikametindeki bölgelerde, zararın daha çok görüldüğünü söyledi.

Özellikle kumlu arazilerdeki hububatın, fırtınanın etkisi ile tarladan söküldüğünü ifade eden Faruk Çöklü, “Ankara Yolu istikametindeki bölgelerde, özellikle trafikte görüş mesafesi sıfıra kadar düştü. Ekili alanlardaki hasarda aynı derecede görüldü. Kumlu arazideki ekin ve pancarlar fırtınanın şiddeti ile yerinden söküldü. Sökülmeyen ürünün üzerinin de kumla kaplandığı görüldü. Perşembe günü teknik kadromuz ile birlikte arazi incelemesine gittiğimizde çok vahim bir durumu tespit ettik. Ankara Yolu istikametinde Konya’nın çıkışından itibaren Yazıbelen Köyü, Altınekin, Cihanbeyli, Yunak ve Kulu’ya kadar pek çok çiftçimizin zarar içerisinde olduğunu tespit ettik. Konuyu hemen bir dilekçe ile Tarım İl Müdürlüğümüze intikal ettirdik. Yine sıkıntı ile ilgili Tarım Bakanı Yardımcısı Kubbettin Arzu ile bir temasımız oldu. Konuyu aktardık. Cuma günü itibari ile bu işle ilgili talimatı verdiler. Tarım İl Müdürlüğü’nden aldığımız bilgilere göre, müdürlük ekipleri, Cuma günü ilçelerimizin tamamında bir ön çalışma yapmaya başladı” dedi.

ZARARIN BOYUTU BÜYÜK

Yaşanan zararın büyük olduğunu ve boyutunun ise yapılan çalışma ile önümüzdeki günlerde belli olacağını kaydeden Çöklü, konu ile ilgili siyasetçilerin acilen bir hasar tespit komisyonu oluşturması gerektiğine vurgu yaptı.

Bölgedeki hasarın tespit edilip, çiftçinin yarasının sarılması gerektiğini söyleyen Faruk Çöklü, “Çiftçimizin kaybının giderilmesi noktasında devlet imkânlarının kullanılmasını istiyoruz. Eğer ürünler sigorta kapsamında ise Tarsim tarafından zararların ödenmesini, eğer sigorta kapsamında değil ise hükümetin Bakanlar Kurulu’ndan alacağı bir karar ile destek ve borç ertelemesi ile çiftçimizin yarasının sarılmasını istiyoruz. Şuanda çiftçimiz mağdur durumda. Neticesi itibari ile hasarın yüzdesini bilmiyoruz. Hasar tespitlerinin yapılmadığı ve değerlendirmeler tamamlanmadığı için hasar neticesini söyleyemiyoruz. Ama gözle görülür büyük bir hasar var. Gözlemlerimiz ve tespitlerimiz ile de biz bunu gördük. Çiftçinin hem tarladaki hububatta zararı var hem de çardak, garaj ve evlerinin çatılarının uçması neticesi ile de büyük zararı var. Ayrıca çiftçimizin pancar ektiği tarlalarda da büyük hasarlar vardır. Özellikle Altınekin ve Cihanbeyli bölgesinde hasarın büyük olduğunu gördük. Ekilip de yeni çıkan taze pancarların bile yerinden söküldüğünü gördük. Birçok tarlada neredeyse pancarın tamamı rüzgâr tarafından sökülmüş. Bu pancarların yeniden ekilmesi gerekiyor. Bunlar çiftçimizin mağduriyeti. Biz hükümetimizden biran önce bu yaraların sarılmasını istiyoruz. Komisyonlar aracılığı ile hasarın neticesini belli edip, neticeye göre çiftçimize destek verilmesi çiftçimizin yüzün

Öğretmen cinayeti gizemini koruyor

Konya’nın Cihanbeyli ilçesi Kelhasan beldesinde lise öğretmeni Sündüs Keleş’in evinde öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan okul müdiresi ile kocası mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Olay, geçtiğimiz pazar günü Cihanbeyli ilçesine bağlı Kelhasan beldesinde meydana gelmişti. İddiaya göre, Kelhasan Lisesi’nde öğretmenlik yapan Sündüs Keleş’in (34) telefonlarına ulaşamayan yakınları durumu muhtar ve jandarmaya bildirdi. Muhtar, bir bayanla gittiği evde öğretmenin cansız bedenini buldu. Yapılan araştırmada öğretmenin başörtüsü ile boğularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Jandarma ekipleri olaydan sonra Sündüs Keleş’in hiç yanında ayrılmadığı iki arkadaşı okul müdiresi Z.Z. ile kocası A.Z’yi gözaltına aldı. 3 gün gözaltında kalan Z.Z. ve A.Z. dün akşam saatlerinde mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme sonrasında A.Z. adli kontrol şartı ile Z.Z. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kelhasan Lisesi’nde ücretli olarak Coğrafya öğretmenliği yapan ve okulun 300 metre uzağında iki odalı sobalı bir evde yaşayan Sündüs Keleş’in katil zanlısı

Revaklar için Erdoğan devrede

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik gerilime de neden olan Kâbe’deki Osmanlı revakları konusunda bu kez Başbakan Erdoğan devreye girdi
Geçen hafta Suudi Arabistan ziyaretinde konuyu Kral Abdullah’a açan Başbakan Erdoğan, revakların yıkılmaması konusunda söz aldı. Ancak Kral, revakların Türkiye’ye getirilmesine ilişkin herhangi bir söz vermedi. Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen haftaki Suudi Arabistan ziyaretinde kendisini oldukça misafirperver bir şekilde karşılayan Kral Abdullah bin Abdulaziz’e, Kâbe’nin avlusunu çevreleyen Osmanlı revakları konusunda ricada bulundu. Erdoğan’ın ricası üzerine revakların yıkılmayacağını belirten Kral Abdullah, bu konuda çalışma yapmak üzere bir komisyon kurduğunu ve komisyon üyelerini kendisinin atadığını söyledi.

Kral Abdullah, revakların asıl şekillerinin korunarak avluda yer açmak için geriye çekilebileceğini, bu yönde hazırlıklar yürütüldüğünü belirtti. Revakların Türkiye’ye getirilmesi konusundaki teklif daha önce Suudi makamlara iletilmişti. Bu teklifi Başbakan Erdoğan da Kral Abdullah’a iletti. Ancak Kral Abdullah’ın bu konuda bir söz vermediği öğrenildi.

‘Revaklar için yeni cami yapılabilir’

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, revakların Türkiye’ye getiril mesi konusunda Habertürk’e şunları söyledi: “Suudi makamlar, revakları yıkmaya niyetlerinin olmadığını söylemişlerdi. Restorasyon projeleri için Türkiye’den uzman heyet gönderelim dedik; buna izin çıkmadı. Sayın Başbakan’ın, ‘Revakları, Türkiye’de uygun bir mekânda değerlendirelim’ düşüncesi var. İstanbul’da Anadolu yakasında görkemli bir cami yapılabilir, bunun etrafına konulabilir. Ankara’da Hacı Bayram çevresinde olsun önerisi de vardı.”