Anlamlı sözler

kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır, kimileri vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır

ılık bir rüzgar esti, nereden geldi bilmiyorum. nereye gidiyorsun diye sordum özlenen herşeye dedi o an aklıma sen geldin çünkü özlenen bir tek sendin.

sen herzaman nerede olursam olayım, ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin, seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam, ama şunu bil seni seviyorum.

gün birgün sevdalanmış geceye, gecede yakamoz düşürmüş denize, o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş, taki güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalarına.

zaman geçtikçe daha çok bağlanıyorum sana, bir gün bir yerde bir şekilde yollarımızın ayrılacağını bilsemde, nerede olduğunu öğrenmesemde, yaşayacaksın hep içimde.

seni bir goncayken sevdim, şimdi gül oldun, seni bir yağmur damlasıyken sevdim şimdi göl oldun, ben mi? ben bu çöldeyim şimdi, sende serabım hiç dokunamadığım.

yine sıçrayarak uyandım uykumdan, ağlayasıya özlemiştim seni, bir özlemki birikmişti gözkapaklarımda, dokunsalar ağlayacaktım inan, neye yarar gökyüzünde güneş, Sen yokken yanımda.

neden zor bu kadar seni sevmek ve bulamamak, dokunmak istedikçe uzaklaşmak, düşündükçe unutmak, neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek, hep bir şeyler gizlemek,sana sahip olacağım yerde seni kaybetmek.

seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım.

Anlamlı Güzel Sözler

Yeniden doğdu güneş dünyaya, yeniden batacak karanlığa
Ama sen bir kere doğdun kalbime, hiçbir zaman batmayacaksın.

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

Günesin dogdugu da bir gerçek battigi da… Kalbimin attigi da bir gerçek, günün bittigi de…
Ne çikar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, iste o en büyük gerçek…

Dünde, bugünde, yarinda… Yüregin kadar yanindayim. Kendini yalniz hissettiginde elini kalbine koy; ben hep ordayim!

Sen var ya sen ayni sigaram gibisin. Dumani gözlerin… Külü dudaklarin…
Yalniz aranizda bir fark var sigarami ben, beni ise sen yakiyorsun…

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok sevecegim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…

Ben sevdanin sokaginda oturuyorum… Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.

Hasret kapimda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir sehirde gözlerim onu ariyor…
Ne zaman seni düsünsem güzel bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanliklarda bile uzanir bir el, kendiliginden açar sabaha perdeleri

Gecenin en karanlık ve en derin anında,
Kızıl bir ay karşımda karanlığa yükseliyor,
Ve bir yıldız bana göz kırpıyor.
EMİNİM Kİ SENSİN ! !

Yanlızlıksa eğer seni korkutan korkma! ben yanındayım,
Yok eğer yanlız kalmaksa istediğin kork!
Çünkü seni bensiz bırakmıyacağım.

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana
Bir fırça koydum kutuya,
Cennet resmi yapıp içine gir diye,
Düşler serpiştirdim içine,
Düş kurmayı unutma diye.

Umut yazıyorum bir kır çiçeğinin taç yaprağına.
Nice soğuklara dayanıyorda
Bir sözünle kırılıverir diye korkuyorum…

Bir Dilenci gibi Kapına Geleceğim.
Beni görünce tanıyamayacaksın.
Para vereceksin; Param var diyeceğim!
Ekmek vereceksin; Karnım Tok Diyeceğim!
“Öyleyse ne istiyorsun?” diye sorduğunda:
“Bir zamanlar Sana Verdiğim Kalbimi” Diyeceğim!

Seni bir goncayken sevdim, şimdi gül oldun.
Seni bir yağmur damlasıyken sevdim şimdi göl oldun.
Ben mi? Ben bu çöldeyim şimdi,
Sende serabım hiç dokunamadığım.

Yine sıçrayarak uyandım uykumdan, ağlayasıya özlemiştim seni,
Bir özlemki birikmişti gözkapaklarımda, dokunsalar ağlayacaktım inan,
Neye yarar gökyüzünde güneş, Sen yokken yanımda…

Neden zor bu kadar seni sevmek ve bulamamak,
Dokunmak istedikçe uzaklaşmak,düşündükçe unutmak,
Neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek,
Hep bir şeyler gizlemek,sana sahip olacağım yerde seni KAYBETMEK.

Zaman geçtikçe daha çok bağlanıyorum sana,
Birgün bir yerde bir şekilde yollarımızın ayrılacağını bilsemde,
Nerede olduğunu öğrenmesemde,
Yaşayacaksın hep içimde..

Senden ayrılacağımı her hatırladığımda,
Dünya ayaklarımın altından kayar gibi oluyor.
Çünkü sen benim için bir nefessin.
Nefes almadan yaşayamam ki…

Mutluluğun gökyüzünden dökülen yağmur damlaları kadar bol olsun
O kadar mutlu ol ki gözlerindeki mutluluk
Mutluluğu arayan mutsuzların umut ışığı olsun..

Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu.
Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun…
Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun
ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

Gün birgün sevdalanmış geceye.
Gecede yakamoz düşürmüş denize.
O günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş,
Ta ki güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalarına.

Sen herzaman nerede olursam olayım,
Ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin,
Seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam,
Ama şunu bil SENİ SEVİYORUM !!!!!!

Yıllardır sevgimin öyle çok muhafızı
Ve öyle çok düşmanı oldu ki,
inan ben seninle onları aştım.
Ve inanki seni seviyor olmak bile,
Büyük bir nimet benim için…

Üzüntülerin kumsaldaki ayak izleri kadar hafif,
Sevinçlerin okyanuslar kadar derin olsun,
Canım ağlamak istiyor yazmak bahane,
Batan güneş umudumuz doğan güneş tesellimiz olsun.

Ilık bir rüzgar esti,
Nereden geldi bilmiyorum… nereye gidiyorsun diye sordum..
Özlenen herşeye dedi.. Aklıma sen geldin..
Çünkü özlenen bir tek sendin…

Dün kalbime atılmış bir tohum idin,
Bugün ise köklerinle kalbimi saran bir çiçek.

Elbet rüzgar ve deniz taşır emanetlerini,
Bekle gün gelir güneşim bulacaktır seni,
Akşamları balkona çık, gözlerini kapat,
Rüzgar benim yerime öpecek seni…

Seni tanımadan önce yanlızlığı,
Seni tanıdıktan sonra varlığımı,
Seni sevdikten sonra yaşadığımı,
Seni kaybettikten sonra bir hiç olduğumu anladım…

Adını gökyüzüne yazdım bulutlar sildi
Kumsala yazdım dalgalar sildi
En sonunda kalbime yazdım kimse silemedi.

Anlamlı Güzel Sözler

Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,
Bilki o seni benden daha çok seviyor…

Eğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.
Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.
Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet,
Ölüm beni yakalamış demektir.

Kendimi kör düşündüm, kötü oldum,
Sağır olsaydım ne yapardım bilmem,
Birde dilsiz hissettim , kalbim sızladı,
Sensiz olsam ne yapardım dedim ve düşünürken öldüm!!

Sen benim hayatimda oldugun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir…
Çünkü sen benim için daima teksin!

Seni yildizlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erisilmezsin
Ama bir farkin var; onlar bin tane sen bir tanesin.

Önceleri hasreti hiç tatmadim, yarimden hiç ayri kalmadim, biter diye takvimlere baktim. Zor geldi ayrilik alisamadim.

Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye

Beni çagirdigini bir defa duyabilsem
Avuçlarimda ates, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapina gelsem
Basimi duvarlara vurup ölsem diyorum

Her sey sagir içimde, ne siir ne musiki
Dünyadan bezginligim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüs, öyle dagilmisim ki
Bu ne bitmez ayrilik bu ne özlem diyorum

Istemem sevgili yüzüme gülme
Eger ki sonunda aglatacaksan
Istemem sevgilim ümitler verme
Sonunda dünyamı karartacaksan

Yatagini gül yapraklariyla, rüyalarini papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu birtanem!

Askim yatagin, sevgim yorganin, yüregim yastigin olsun iyi uyu birtanem.

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime degse samanyolundan bir yildiz düser.

Seni unutmak zor, anlatmaksa imkansız,
Sen unutuldukca hatırlanan,
Anlattıkca bitmeyensin meleğim..

Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.

Ağlasam çizgi çizgi,
Gözyaşlarım sana değilmiş gibi, beklesem,
Zamansız, dünsüz, yarınsız gelmeyişini, Silinmiyor hüzünlerim,
Seni seviyorum…

İki yıldız gibi parlayan gözlerine bakıp da, senin ruhunu tüm içtenliğiyle görebilenler anlar ki sen bir ömre bedelsin !!

Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
Saçlarını okşayan her tanede
BENİ HATIRLA !

Senin için ağlarken gözümden düşen yaşlar denize dökülseydi eğer,
Karaya vuran dalgalar “seni seviyorum” yazardı.

Hep bir yıldız olmanı bekledim.
Gün gelir kayıp bana ulaşırsın diye,
Sonra vazgeçtim,
Yıldız olursan ben ulaşamam diye…

Bu gece pencereni açık bırak,
Bir kuş uçurdum, biraz yorgun biraz ıslak,
Başucuna bir tutam sevgi bırakacak.

Haritaya bakıyorum izin yok,
Kitaplara bakıyorum yüzün yok,
Sözlüklere bakıyorum ismin yok,
Birde dönüp kendime bakıyorum,
Senin benden başka adresin yok.

Bugünü yaşıyorsam eğer,
Gelecek günlerin seni getireceğine inandığım içindir.

Bulutlara yükledim özlemimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi,
Yağmurları yağdırdım gözyaşlarımla,
Küçücük melekler gönderdim,
Seni öpmeye gelmediler mi?

Birgün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip,
Ölüme sessiz sedasız gitmek istersen,
Yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın,
Sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.

Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek,
Gündüzleri yıldızları görebilmek marifet,
Aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı,
Ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın,
İnanki bir tanem hergün yağmur yağardı…

Elimde denizde buldugum bir midye var,
Denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi.
Ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.

Anlamlı kısa sözler

AISKHYLOS

‘Acının ödülü deneyimdir’

Aiskhylos kimdir?
Yunanlı trajedi yazarı.

HONORÉ DE BALZAC

‘Akıl, duygunun yanında her zaman bayağı kalır.’

Honoré de Balzac kimdir?

Romanın Shakespeare’i olarak bilinen önemli Fransız yazar.

FRANÇOIS RABELAIS

‘Hiçbir saat mide kadar düzgün çalışmaz’

François Rabelais kimdir?

Fransız edebiyatının Rönesansinin en ünlü kurgu yazarı ve döneminin önde gelen tıp otoritelerinden.

MONTESQUIEU

‘İnsaoğlunun doğumuna ağlamalı, ölümüne değil’

Montesquieu kimdir?

Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atan 0 yıl üzerinde çalıştığı De l’esprit des lois adlı kitabında yasama, yürütme ve yargı’yı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamış Fransız politik düşünür.

WOODY ALLEN

”Modern astronomlar uzayın sonsuz olduğunu söylüyorlar. Ne kadar rahatlatıcı bir düşünce, özellikle de bir şeyi nereye koyduklarını hatırlamayanlar için.’

Woody Allen kimdir?

New York doğumlu ABD’li film yönetmeni, senaryo yazarı, aktör, stand-up’çı, oyun yazarı, öykücü ve müzisyen.

OSCAR WILDE

‘Eskiden işkence aletleri vardı. Şimdi gazeteler var.’

Oscar Wilde kimdir?

Ünlü İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair.

YEVGENI YEVTUŞENKO

‘Adalet her zaman rötar yapan bir trene benzer.’

Yevgeni Yevtuşenko kimdir?

Stalin döneminde ele alınması hoş karşılanmayan konularda şiirleriye bilinen Rus şair.

GOETHE

‘Seni seviyorsam bundan sana ne?’

Goethe kimdir?

Şiir, drama, hikâye, otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmış olan Alman edebiyatçı.

GEORGE GORDON BYRON

‘Ayrılık ani olmalı, ebediyse eğer.’

George Gordon Byron kimdir?

Anglo-İskoç şair ve Romantizm akımının önde gelen simalarından.

SAUL BELLOW

‘Anılara herkesin gereksinimi vardır; anılar, kendinizi önemsiz ve değersiz hissetmenizi önler.’

Saul Bellow kimdir?

Kanada doğumlu Yahudi asıllı Amerikalı yazardır. Edebiyat alanında Nobel Ödülü’nü 1976 yılında ve Ulusal Sanat Madalya’sını 1988 yılında kazandı.

JOSÉ MARTÍ

‘Gelişmenin en büyük düşmanı alışkanlıktır.’

José Martí kimdir?

Küba bağımsızlık mücadelesinin öncüsü, şair ve yazar.

ERICH FROMM

‘Bencil insanlar başkalarını sevmezler, ama kendilerini de sevmezler.’

Erich Fromm kimdir?

Musevi kökenli Almanya doğumlu Amerikalı ünlü bir psikanalist ve sosyologdur. Ruh bilimine Marksist – Sosyalist ve insancıl yaklaşımın en önemli temsilcilerinden biri.

Anlamlı Sözler

Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.

Belki dünya için önemli olmayabilirsin ama,
Biri için dünyalar kadar önemlisin.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
Nefes almak değilmiş yaşamak,
Ateşlerde yanmak gibi birşey,
Seni severken sensiz olmak.

Özlemle özlenmektesin,
Sen , özlemlerin içinde en çok özlenensin.
Özlenenlerin içinde en özelsin..

Kimbilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim,
Kimbilir hangi ellerden son suyumu içeceğim,
Belki göremeden öleceğim, fakat yinede seni ‘EBEDiYEN SEVECEĞiM’

Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan,
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan,
Özlenen sen, özleten sen.
Varken doyulmayan, yokluğuna dayanılmayan…

Yanlızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin,
Hayal çaresizlerin, yağmur sokakların,
Tebessüm dudakların, hüzün ellerin,
Sen ise sadece benimsin B İ R T A N E M !!

Önceleri hasreti hiç tatmadım,
Yarimden hiç ayrı kalmadım,
Biter diye takvimlere baktım.
Zor geldi ayrılık, alışamadım.

Zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak.
Ölsem ruhum daima seninle kalacak.
Kapanırsa gözlerim hayata,
İnan ki son sözüm
SENİ SEVİYORUM olacak!

Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
Sende benim hasretimsin…

Yıldızımsın kaymayacak,güneşimsin batmayacak
Hayatımsın yaşanacak,umudumsun tutunacak,
Bu kalp seni hiç unutmayacak..

Hayallere dalıp gitmem ben,
Çünkü tek hayalim sensin benim!
Hiçbirşey isteyemem ben
Çünkü birtek istediğim sensin benim.

Böyle bir dünyada seninle yaşamak varken,
Böyle uzak kalmak gücüme gidiyor,
Senin verdiklerini seninle paylaşmak varken,
Seni sensiz yaşamak içime sinmiyor…

Birgün zaman kayar elinden tutamazsın.
Sel gibi akan gözyaslarını kurutamazsın.
Öylesine sendeyim öylesine bendesin ki
Unutmak istesekte artık unutamayız!!!

Sana ne demeliyim bilmiyorum. güneşim desem güneş batıyor,
Hayatım desem hayat kısa, gülüm desem oda soluyor,
Sana canım demeliyim, çünkü bu can seninle yaşıyor…

Alaca Karanlığı Sevmem ben
Ya gece olmalı ya gündüz
Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
Yada hiç olmamalı..

Hayalin hafızamdan silinene kadar,
Izdırabın saçlarım dökülene kadar,
Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
Her dakika Seni Seveceğim…

Yüreğim umulmayan yaralarla başedemezken,
Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim,
Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel,
Çünkü gülüşünü çok özledim…

Anlamlı Sözler

Sen kurumuş yaprak olsan
Çıkmaz tozlu sokak olsan
Ölsen kuru toprak olsan
Yine seni sevecegim

Sen gullere ozenme guller sana ozensin
Uzme tatli canini sen gullerden guzelsin
Sevgi kadar ozgur, ozgurluk kadar ozelsin
Gulum sen her seye degersin .

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da…
Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de..
Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek.
Seni Seviyorum ya, iste o en büyük gerçek…

Ben toprağım suyum sensin,
Ben yaprağım dalım sensin
İlkbaharım yazım sensin,
Sensiz hayat çekilmiyor.

Anlamlı sözler

Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır. Tagore

Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağını bilir. Clarence S.Darrow

İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim. Albert Einstein

Sahip olduğunuz tek şey çekiçse, her şey çivi gibi görünmeye başlar. Abraham Maslow

Çevrendekileri alçaltarak değil; kendini gerçekten yükselterek büyüyebilirsin.

Cesur ol. Değilsen bile öyle davran hiç kimse aradaki farkı anlayamaz.

Tecrübe herkesin kendi hatalarına verdiği addır.

Kral da, dilenci de ayni istahla acikirlar. -Montaigne-

Öyle alçak bir kapidir ki açlik, geçilmesi zaruri oldu mu, insan artik ne kadar büyükse, o kadar çok egilir. -Victor Hugo-

Yeryüzünde hiçbir gida açlik kadar lezzetli degildir. – Cervantes-

Adaletin hakim oldugu yerde silahin yeri yoktur. -Amyot-

Kuvvete dayanmayan adelet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. -Pascal-

Iyi olmak kolaydir, zor olan adil olmaktir. -Victor Hugo-

Bir düsmani affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydir. -Mme Dorothe Delusy-

Baskalarini sik sik affedin, ama kendinizi asla. Publilius Syrus

Beraber aglamaktaki tatlilik kadar hiçbirsey kalpleri birbirine baglayamaz. -Rousseau-

Baskalarinin bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklimizla akilli olabiliriz. -Montaigne-

Akilli bir insan kazandigi paranin birazini, aldigi nasihatin ise bir çogunu bir yana koyar. -Harry Carns-

Akilli adam hem kitaplari, hemde dogrudan dogruya hayati okur. -Lin Yutang-

Akilli bir kimse, düsmanindan da akil ögrenmeyi ihmal etmez. -Beydeba-

Aklin gücüne hiçbir engel karsi duramaz. -Marcus Aurelius-

Akillilar, zayif taraflarini bildiklerinden yanilmayacaklarini ileri sürmezler. -Thomas Jefferson-

Her zaman aklimizin ardisira gidelim, halkin taktiride, cani isterse ardimizdan gelsin. -Montaigne-

Akilli adam, buldugundan daha fazla firsat yaratan adamdir. -Francis Bacon-

Akilli olmakta birsey degil, mühim olan o akli yerinde kullanmaktir. -Descartes-

Akilzsizlar hirsizlarin en zararlilaridir: Zamaninizi ve nesenizi çalarlar. -Goethe-

Ben bilmedigimi bildigim için diger insanlardan akilliyim. -Sokrat-

Akilli bir insanin dünyasi bütün dünyadir. -Aristofanes-

Aliskanliklarin zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kirilamayacak kadar güçlü olurlar. -Benjamin Dizraelli-

Bazi amaçlar o kadar degerlidir ki, o yolda maglup olmak bile zafer sayilir.

Eti tadan köpek, artik kuru ekmege dönmez. -Ahmet Hasim-

Insanligin büyük ve muhtesem eseri, bir amaçla yasamayi bilmektir. -Montaigne-

Kadinlar zayiftir ama analar kuvvetlidir. -Victor Hugo-

Birbirimizi bagislayabilmeden önce, birbirimizi anlamamiz gerekir. -Emma Goldman-

Hakiki arkadaslik, sihhatten farksizdir, kiymeti, ancak elden gittikten sonra anlasilir. -Golti-

Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz. -Çin Sözü

Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. -Benjamin Franklin

Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez. -Andre Gide

İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar. -F.Von Kotzebue

Her kapıyı açmanın kestirme yolu habire anahtar aramak değil, anahtar adam olabilmektir. -R.Ş.Apuhan

Herkes aynı şeyi düşünüyorsa,hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir. -W.Lippmann

Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa ,bugün yeterli değilsiniz demektir. -Earle Wilson

Düşünme zihnin işi, hayal ise zevkidir. Düşünme yerine hayal etmek, zehiri besinden ayırt edememektir. -Victor Hugo

Az şey bilirsek bir şeyin doğru olduğuna emin olabiliriz, bilgi artınca şüphede artar. -Goethe

Dün, dünle beraber gitti cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek ( yapmak ) lazım. -Mevlana

Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz, çünkü bundan sonra orada yaşayacağız. -Thomas Browne

Yapılmış küçük işler,planlanmış büyük işlerden çok daha iyidir. -PETER MARSHALL

Mimar Sinan ve Büyük Aşkı Mihrimah sultan

Bir çoğumuz Mimar Sinan hayatı ve eserleri hakkında yazılar okumuşuzdur, bugün mimar sinanın belkide hiç duymadığınız bir anısını anlatmak istiyorum sizlere Mimar Sinan ve büyük aşkı Mihrimah Sultan,

Osmanlı’nın büyük cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın ve büyük aşk’ı Hürrem Sultan’ın bir kız çocuğu gelir Dünya’ya .
Efsane bir ask’ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en temeline en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konulur Mihr-ü Mah Farsça da Güneş ve Ay demektir.
Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur biri Diyarbakır valisi Rüstem Paşa dırdiğeri ise saray’ın baş mimarı Mimar Sinan.

Padişah biricik kızını Rüstem paşa ile evlendirir Sinan evlidir ve 50 yaşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır.
Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan’a kavuşamamıştır fakat o’na olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
İstanbul’un en güzel yerlerinden birine Üsküdar’a Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden.1540 yılında inşa etmeye başladığı cami’yi 1548 yılında tamamlar.Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” siluetini verir ayrıca cami için mimari olarak esinlendiği örnek aldığı yer ise bir başka aşka kutsal bir aşka adanmış bir şaheserdir ; Ayasofya.

Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir ama Sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı da surların yakınına pek kimsenin ilgilenmediği ıssız yalnız ama İstanbul’ un en yüksek tepesi olan bir yere sanki aşkının gizliıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur.

Mihrimah Sultan’a ithafen.
Derler ki; cami Mihrimah sultanın o duru gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı. ( o tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi) cami içindeki pandatiflerde ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan’ın o çok güzel ayak topuklarını döven upuzun saçları tasvir edilmiştir.
Ve yine denir ki Mihrimah Sultan’ın statüsü iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami.

Ama Sinan aşk‘ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki bu sırra şaşırmamak o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta’nın aşk’ının vesikasıdır sanki iki caminin de yeri özenle seçilmiştir. Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir. Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer tespit edin. Günbatımında (elbette yılın sadece bir gününde ki o gün 21 Mart gece ile günün birbirinre eşit olarak kavuştuğu gün’dür daha enteresanı o gün Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur:
Edirnekapı Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır! “Bu nasıl bir hesaplama bu nasıl bir estetik anlayışıdır!”

Atatürk sözleri

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
-
Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.
-
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Atatürk Sözleri

Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
-
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
-
Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
-
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
-
Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
-
Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.