Egemen güç!

Fenerbahçe, Beşiktaş’ı evinde devirdi; Egemen 2 kaleye de gol attı!

Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu’nda Fenerbahçe, sahasında 1-0 geriye düştüğü maçta Beşiktaş’ı 2-1 yendi; Galatasaray ile puan farkını 2′ye düşürdü. Beşiktaş, 54. dakikada Egemen’in golüyle öne geçti. 57. dakikada Stoch’un frikiğiyle skoru eşitleyen Fenerbahçe, 84′te Egemen’in kendi kalesine attığı golle galip geldi.

 

 

AA

Uzay madenciliği başlıyor!

Çalışmayı yapan şirket yetkilisi: Tarihin en büyük ticari fırsatlarından biri

Amerikalı şirket Planetary Resources, on yıl içerisinde uzaydaki maden kaynaklarını çıkararak, Dünya’ya getirmeyi planladığını açıkladı.
Hayal gücünü zorlayan bu projeye, Google kurucuları Larry Page ve Eric Schmidt ile Hollywood’un ünlü yönetmeni James Cameron gibi isimler de destek veriyor.
ABD’nin Seattle kentinde yapılan tanıtımda, şirketin kurucu üyelerinden Peter Diamandis, uzayın doğal kaynaklarla dolu olduğunu, kendilerinin bu kaynakları insanlığın hizmetine sunacaklarını söyledi.
Diamandis, bunun, tarihin en büyük ticari fırsatlarından biri olduğunu ifade etti.
Planetary Resources şirketi üç yıl önce Diamandis ve ortağı Eric Anderson tarafından kuruldu. Projeye Google milyarderlerinin yanı sıra Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) astronotlarından Thomas Jones da destek veriyor.
Eric Anderson da tanıtımda, “Güneş sistemini ticari etki alanımıza sokuyoruz” dedi. Yeni bir endüstrinin oluşacağını kaydeden Anderson, birçok takipçi firmanın kurulacağına inandığını belirtti.

 

 

AA

 

Facia son anda önlendi!

Mardin’de bir araç içinde bulunan 35 kilo patlayıcı ele geçirildi

Mardin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, Nusaybin ilçesi  yakınlarında bir araç içinde 35 kilogram TNT patlayıcı ele geçirdi.  Araçla kaçmaya çalışan 1 terörist de yaralı olarak yakalandı.
 

 

AA

Aile ayrılığa ne dedi?

Ayşe Özyılmazel, uğruna kanserden hayatını kaybeden eşini boşayan ünlü reklamcı Ali Taran ile olan evliliğini 301’inci gününde sonlandırmak için mahkemeye başvurdu. İşte ailenin ilk yorumu…

Taran ve Özyılmazel, 1 Temmuz 2011’de Bodrum’da Semiramis Pekkan’ın evinde hayatlarını birleştirmişti
ŞARKICI ve yazar Ayşe Özyılmazel, avukatı Hasan Demirel aracılığıyla İstanbul Bakırköy Aile Mahkemesi’ne başvurarak, evliliklerinin 301’inci gününde Ali Taran’a boşanma davası açtı. Avukat Demirel tarafından mahkemeye sunulan 6 maddelik dilekçede çiftin 1 Temmuz 2011 tarihinde evlendikleri, müşterek çocuklarının olmadığı anlatılarak, “Taraflar, evliliklerinin başında bir süre iyi geçindikten sonra anlaşamamaya başlamışlar, aralarında tartışmalar çıkmış, tartışmalar giderek artmış ve şiddetli geçimsizliğe dönüşmüştür” denildi.
‘BU EVLİLİK HUKUKİ OLARAK DA BİTSİN’ İkilinin son dönemde her konuda uyumsuzluk içinde oldukları ve birbirlerinden tamamen koptukları belirtilen dilekçede “Aileler ve yakın dostlar boşanmamaları için büyük çaba sarf etmiş ancak olumlu sonuç alınamamıştır” ifadesine yer verildi. Boşanma dilekçesinde evlilik birliğinin temelden sarsıldığı, ortak hayatın her iki taraf için de çekilmez hale geldiği vurgulandı ve “Fiilen biten evliliğin hukuken de sonuçlandırılması için bu dava açılmıştır” denildi. Avukat Demirel, Ayşe Özyılmazel’in Ali Taran’dan tazminat, nafaka ve ev eşyası biçiminde talepleri olmadığını da ifade etti.
17 GÜN SONRA YENİDEN EVLENDİ Özyılmazel ile Taran’ın geçtiğimiz yaz başlayan birlikteliğinin ardından Taran’ın eşi Selma Ann Desmond’a boşanma davası açması tartışmalara neden olmuştu. Çiftin 21 yıllık evliliği 13 Haziran 2011’de son buldu. Bu boşanmadan 17 gün sonra, 1 Temmuz 2011’deyse Taran ile Özyılmazel, Bodrum’da Semiramis Pekkan’ın evinde hayatlarını birleştirdi. Selma Ann Desmond ise 23 Kasım 2011’de hayata veda etti.
1 gün önce ‘Evlilik iyidir’ diye yazmıştı
Ayşe Özyılmazel, Sabah Gazetesi’nde önceki gün evlilikle ilgili şöyle yazmıştı:
‘EVLİLİK İYİ BİR ŞEYDİR ÇÜNKÜ…’ “Evlilik iyi bir şeydir çünkü; Herkesin ille de bir kez evlenmesi gerekir. Kendi kendine baksın görsün. Aile olmak güzeldir. Eğer yakalanabilirse güven duygusu harikadır. Çocuk yapılır. Çocuk yapmak herhalde şu dünyada yapılabilecek en iyi harekettir. Annen ve arkadaşlarının ‘Şu kız da bir evlenemedi gitti, huysuz mu ne?’ bakışlarından kurtulursun. Hep iki kişilik düşünürsün. Eğer mutluluğu yakalamışsan asla yalnız hissetmezsin. Diyeceğim şu ki; çift olmanın tadını çıkarın canlar.”
Oya Germen (Annesi): NE YAŞADILAR BİLMİYORUM Üzüldüm, güzel bir durum değil. 30 yıllık evliliğim bitti, onunla ilgili bile konuşmadım. Kızımın biten evliliğiyle ilgili konuşmak bana yakışmaz. Zaten ne oldu ne yaşadılar bilmiyorum, evlilik iki kişilik bir şeydir.
Neco (Babası): BU KONUDA BİTARAFIM Benim bir şeyden haberim yok, sizlerden duyuyorum. Bu ayrılık konusundan bitarafım.
Esin Övet (HT Magazin Yazarı): BEKLENEN SON ŞAŞIRMADIM Evlilikleri tahminlerin ötesinde bile sürdü diyebiliriz. Çünkü, temeli asla sağlam kurulmayan, yalnızca kadının kendisinden söz ettirmek için yaptığı bir evlilikti. Ayşe gösterişli bir yaşam beklerken hayatında hiçbir değişiklik bulamadı.

 

Zafer AKBAŞ/ MAGAZİN ‘ALİ AYAK UYDURAMADI’ Taran ile Özyılmazel’in boşanma kararı alma sebebinin Ali Taran’ın, sosyal yaşamda Ayşe Özyılmazel’e ayak uyduramaması olduğu iddia edildi. Özyılmazel geçen hafta katıldığı Ayaklıgazete adlı internet sitesinin ödül töreninde eşi Taran’ı şu cümlelerle şikâyet etti: “Kendisi sinemaya gitmez, tiyatroya gitmez, konsere gitmez, kitap okumaz, restorana gitmez, spor yapmaz. bütün gün evde oturur.” Özyılmazel, gazetedeki köşesindeyse eşinin sosyal olmadığını, kendisine “Neden kitap okuyorsun?” diye sorduğunu da yazdı. Çift, boşanma kararı sonrası telefonlarını kapattı. Özyılmazel, Twitter adresinden bir süredir veda mesajları yazıyordu. Özyılmazel bir twit’inde “Kafa nereye biz oraya”, başka bir twit’inde de “Gideceğimiz tek yer havaalanı” yazarak mesaj vermişti.

 

 

AA

Bu iddia ses getirecek!

Davadan geri adım atılmasının ardından kulislere şu iddia düştü: TFF, 45 milyon Euro’luk tazminatı ödemeyi kabul etti, Fenerbahçe’ye herhangi bir ceza almayacağına dair garanti verildi

Fenerbahçe’nin UEFA ve Türkiye Futbol Federasyonu aleyhine CAS’ta açtığı 45 milyon Euro’luk davadan vazgeçmesi gündemin ilk sırasına oturdu.
Davadan feragat etmeyeceklerini aylardır üstüne basa basa defalarca ifade eden Fenerbahçe yönetiminden detaylı bir açıklama yapılmaması ise hem taraftarı kızdırdı hem de türlü türlü iddiaların gündeme gelmesine neden oldu. İddialar arasında öyle bir tanesi de var ki çok ses getirecek cinsten.
Söz konusu iddiaya göre pazarlıklar Fenerbahçe ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında geçti. Federasyon, “45 milyon Euro’yu federasyon olarak biz size verelim, çekin bu davayı. Bu yöntemi uygularsanız ayrıca soruşturma kapsamında ceza da almayacaksınız” teklifini getirdi.
Fenerbahçe yönetimi, UEFA ile ilişkileri ve gelmesi muhtemel yeni bir cezayı da düşünerek teklifi kabul etti, davadan vazgeçti. Federasyonun bu teklifi aylar önce de gündeme gelmiş, basına yansımış ancak Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören yalanlamıştı.

 

 

AA

İlk anne astronot İzmir’de

Uzaya 1984′te giden ilk anne olarak tarihe geçen astronot ve NASA’da, Uluslararası Uzay İstasyonu ile eşgüdümü sağlamaktan sorumlu Kapsül İletişimcisi Dr. Anna Lee Fisher, İzmir’deki ‘Uzay Kampı Türkiye’yi ziyaret etti. Kamptaki öğrencilere sunum yapan Fisher, NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ çalışmalarını özel sektöre devretmeye hazırlandığını ve daha büyük hedeflere yöneldiklerini anlattı Fischer, “Bir astroide, Ay’a ya da Mars’a insanlı uzay uçuşları için çalışmalara odaklanmış durumdayız. Mars’ta yaşam olduğuna dair güçlü kanıtlar var. Ama karar verebilmek için insanlı uçuş yapmak gerek. Taş, kaya örnekleri alıp analizi yapılmalı. Mars’a yapılacak yolculukta astronotları radyasyondan koruyabilmek ve uzun uçuş yapacak güçte roket gerekiyor. Bunun 2020′li yıllarda gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum. Bir yerlerde mutlaka dünyadakine benzer yaşam koşulları olan bir gezegen vardır” diye konuştu

İran nükleer silah yapmayacak

İsrail’de yayımlanan Haaretz Gazetesi’ne konuşan İsrail Genelkurmay Başkanı Benny Gantz, İran’ın nükleer silah yapacağına inanmadığını söyledi. İran’ın nükleer silah sahibi olmasının bölge ve dünya için olumsuz olacağını söyleyen Gantz, dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in istemesi durumunda İran’ın atom bombası elde etme konusunda ilerleme kaydedeceğini ancak henüz karar alınmadığını söyledi. İran yönetiminin aklı başında insanlardan oluştuğunu anlatan Gantz, uygulanan yaptırımların hem ekonomik hem de diplomatik açıdan meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. Suriye’deki olaylara da değinen Gantz, “Suriye’de ne olacağını bilemem ama Golan tepeleri eskisi kadar sessiz olmayacak” diye konuştu.

BARAK: İRAN KARARSIZ
Savunma Bakanı Ehud Barak ise İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, “İran’ın henüz atom bombası üretme kararı almadığını” söyledi. Barak, yaptırımların etkisiyle ilgili olarak da “Eğer Amerikalılar ve Avrupalılar ile kendileri kararlı olurlarsa, nükleer silah elde etmeden önce İran’ı durdurma şansının bulunduğunu” kaydetti.

Geleneksel Anzak ayini

Çanakkale kara savaşlarında ölen Anzak askerleri, 5 bin kişinin katıldığı şafak ayiniyle anıldı. Avustralya Başbakanı Gillard, “Avustralya’nın ulus bilinci, o gün bu kıyılarda doğmuştur” dedi
Çanakkale Savaşları’nda can veren Anzaklar, binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı’nın katıldığı geleneksel şafak töreniyle anıldı. Anzak Koyu’nda gerçekleştirilen törenlere Avustralya Başbakanı Julia Gillard ve Yeni Zelanda Şavaş Gazileri Bakanı Nathan Guy da katıldı. Günler öncesinden hazırlıkların başladığı Anzak Koyu’na önceki akşam gelen Anzaklar, güvenlik kontrolünden sonra kendileri için oluşturulan alanda konakladı. Yaklaşık 5 bin kişi, yanlarında getirdikleri mat ve tulumların içinde tören saati olan 05.30′u bekledi. Törenin başlangıcında tüm bayraklar her ülkenin kendi kuralları uyarınca indirildi.

’240 GÜNLÜK CEHENNEM…’
Anma törenleri sırasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye bayrakları yat borusunun sesiyle birlikte göndere çekildi ve törenin sonuna kadar gönderde kaldı. Avustralya Başbakanı Julia Gillard törende yaptığı konuşmada tarihi ve zorlu bir toprağa çıkarma yapan Anzak askerlerinin 240 günlük bir cehennemde ölümlüler arasında yeni bir isme sahip olduklarını ifade etti. Anzak askerlerinin Türkiye’deki mevcudiyetlerinin yalnızca görevlerinin bir gereği değil, aynı zamanda vatandaşlıklarının da bir ifadesi olduğunu vurgulayan konuk Başbakan, “Charles Bean bundan etkilendiği için ‘Avustralya’nın ulus bilinci 25 Nisan 1915′de doğmuştur’ demiştir. Burada, bu kıyılarda… Böylesine kayalık, böylesine sert ve böylesine vatandan uzak” dedi.

‘ZAFER MÜMKÜN DEĞİLDİ’
Gelibolu savaşlarında 8 bin 700 Avustralyalı’nın öldüğüne dikkat çeken Başbakan Gillard, Avustralya’nın her on kaybından birinin yarımadanın bu bölgesinde gerçekleştiğini dile getirerek şöyle dedi: “Muharebenin bütününde olduğu gibi, bu arada sırada kazanılan bir başarı hikâyesiydi ama daha çok, büyük bir hayal kırıklığıydı. Buraya bir zaferi kutlamak için gelmedik. Anzakların ve bizleri de tanımlayan değerlerin onuruna geldik. Bu kıyılarda zafer mümkün değildi; Anzakların hiç bir zaman geçemeyecekleri bir sınavdı. Onlar daha büyük ve daha zorlu bir sınavı geçtiler. Sizlerle gurur duyuyoruz. Müteşekkiriz. Ve hiç bir zaman unutmayacağız.” Törenin bitmesinin ardından alanda bulunan Avustralyalılar Lone Pine olarak da bilinen Gelibolu muharebelerinde en çetin çarpışmaların geçtiği Kanlı Sırt’a yürüdü. Avustralyalılar, 4 günde 2 binden fazla kayıp verdikleri Kanlı Sırt’ta dedelerinin mezarlarını ziyaret etti. Yeni Zelandalılar ise atalarının hayatlarını kaybettiği bir diğer alan olan Conk Bayırı’ndaki törenlere katıldı.

11 BİN BİLGİ ÇANTASI…
Bu yılki törenlerde 500′den fazla Türk görev aldı. Ziyaretçilere, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı 11 bin bilgi çantası dağıtıldı. Her üç tören alanında da 255 kimyasal tuvalet ziyaretçilerin hizmetine sunulurken, Ziyaretçilere biyolojik olarak parçalanabilen 12 bin çöp torbası dağıtıldı. Anzak adı, 25 Nisan 1915′te Gelibolu’ya çıkan Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri’nin (Australian and New Zealand Army Corps) kısaltması. Avustralya 8 bin 700′den fazla, yeni Zelanda ise 2 bin 700 askerini kaybetti. Her ikisi de nüfus olarak küçük bu ülkeler için bunlar büyük kayıplardı. Gelibolu’daki ilk çıkarma, 25 Nisan 1915′te şafak vaktinden hemen önce gerçekleşti. Savaş sona erdikten sonra, savaşta hayatını kaybedenleri anmak üzere ‘Şafak Töreni’ yapma geleneği Avustralya ve Yeni Zelanda kültürlerinin bir parçası haline geldi.

Affetmeyen dağda çığ

Milli dağcı Tunç Fındık, “hata affetmeyen zirve” olarak bilinen 8 bin 91 metrelik Annapurna’da atlattığı çığ tehlikesini saniye saniye görüntüledi
Milli dağcı Tunç Fındık, dağcılığın olimpiyatı kabul edilen “14×8000″ yani “8 bin metreden yüksek 14 zirve” projesi kapsamında, Nepal’deki 8 bin 91 metrelik Annapurna Dağı’na tırmanışını sürdürüyor. Zirve yolculuğunu İsveçli Guntis Brands ve İranlı Azim Geichisaz adlı dağcılarla birlikte gerçekleştiren Fındık’ın tırmanışı oldukça zorlu geçiyor. Fındık, “hata affetmeyen zirve” olarak kabul edilen ve bugüne kadar sadece 150 kişinin çıktığı Annapurna’da çığ tehlikesi atlattı. Tırmanışı sırasında 4 bin 200 metrede önünden giden 4 kişilik Meksikalı ekibin çığ altında kalışını fotoğraf makinesiyle saniye saniye görüntüledi. Dağcıların üzerine düşen tonlarca kar kütlesinden şans eseri kimse zarar görmedi. Fındık, mart sonunda başladığı tırmanışını mayıs başında bitirmeyi planlıyor.

Google 23 Nisan’ı unutmadı

Google 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı için özel bir logo tasarladı
Google bu yıl da çocukları ve gençleri unutmadı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da geleneği bozmadı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıiçin anasayfsında özel bir logo yani Doodleyayınladı.23 NİSAN’IN TARİHİ Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir tarih olan 23 Nisan 1920′de Türkiye Büyük Millet Meclisi kapılarını açtı. Ulusal Egemenlik Bayramı ismi buradan geliyor. Daha sonra 1927 yılında 23 Nisan, o dönemin Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Daha sonra iki bayram da bir arada kutlanmaya devam edilmiştir ve adı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olmuştur.

 

 

AA